Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
boşluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 13
Forumlar >> Okuma >> Charles Bukowski boşluk
Sayfalar: 1, 2  Sonraki
Kutudaki yazılı sayfaya git -->
Yazar Charles Bukowski
offline Poyraz
Mesajlar: 20

35473
En sevdiğiniz Bukowski kitapları...
Bakalım bukowski okuyan kaç kişi var ben çok az tahmin ediyorum ama bakalım yanılacakmıyım...

27-03-2008 10:39 | cevapla | Şikayet Et!
offline SuDe - n.K
Mesajlar: 98

118922
" yaşam az sayıdaki kadına hoş bir zerafet vermiş, kalanınıda görmezlikten gelmiş "
der üstad.
kitaplarında adı hank olarakta geçer bazen,

"kendimi ibne gibi hissediyordum, bu hicbirsey hissetmemekten daha iyiydi" diyen, his delisi, hatta tumden deli insan.

bi kitabında kendini aynen şöle tanımlıor
"merhaba ben henry chinaski.alkolik yazar..."

"buyuk zen dugunu" adlı kitabında iki arkadasının nikahında rahipten dayak yiyen kisi. bozuk agzıyla insanların icindeki duyguları satırlar yoluyla dısarı vurabilen bir kisi. "kadınlar" adlı kitabında sayfa bası bir kadınla yattıgını anlatmasaydı o kitabı daha çok begenirdim. ilk okumaya basladıgımda onun hala yasadıgını sanıyordum. ama aldıgım bir kitapta 1994 te oldugunu okuyunca cok uzulmustum.



27-03-2008 11:21 | cevapla | Şikayet Et!
offline dance 4 life
Mesajlar: 853

98594
bi romaninda pipisinin 19 cm olduunu utanmadan yazmis bi amca ve
gerek alkolizmi, gerekse kadınlarla ilgili rahatsızlığı bizim rahatsızları çekiyor galiba...

sanki "0" hayalgucune sahip bir adama gitmisler ve "uc abi. fantastik bisiiler yaz. ruyalarini yaz" falan demisler gibi yaziyor.


27-03-2008 11:28 | cevapla | Şikayet Et!
offline Özledim...
Mesajlar: 268

4801
Siz hiç "SAFAHAT" ı okudunuz mu acaba, ben de onu merak ediyorum.
Veya SAFAHAT nedir, yenilir mi içilir mi? biliyormusunuz acaba?

Not: Üzüldüğüm için bu msj'ı yazdım aslında,yurdumuz şairlerinden birini sorsaydınız keske, bir yurdumuz insanı olarak..!!

27-03-2008 11:50 | cevapla | Şikayet Et!
offline SuDe - n.K
Mesajlar: 98

118922
Halil demiş ki; Siz hiç "SAFAHAT" ı okudunuz mu acaba, ben de onu merak ediyorum.
Veya SAFAHAT nedir, yenilir mi içilir mi? biliyormusunuz acaba?

Not: Üzüldüğüm için bu msj'ı yazdım aslında,yurdumuz şairlerinden birini sorsaydınız keske, bir yurdumuz insanı olarak..!!


konumuz yurdumuz şairleri olsaydı Mehmet Akif Ersoy derdim konumuz bu olmadığı için anlamsız bir tepki verdiğini düşünüorum

27-03-2008 11:58 | cevapla | Şikayet Et!
offline Poyraz
Mesajlar: 20

35473
kadınlar kıtabı en ıyı kıtabıdır ozellıkle kadınları cozmek ısteyen tecrubesız erkekler ıcın butun bılgılerı yakalayabılırsınız...

27-03-2008 12:01 | cevapla | Şikayet Et!
offline dance 4 life
Mesajlar: 853

98594
İTACEN demiş ki; Hayatı [değiştir]I. Dünya Savaşı'nın sonlarında Almanya'ya askeri hizmet nedeniyle gelen Polonya asıllı Amerikan bir babanın ve terzilikle uğraşan Alman bir annenin çocuğu olan Charles Bukowski 1920 yılında Andernach, Almanya'da doğdu. 2 yaşındayken Los Angeles'a taşındılar. 1929 Krizi sırasında Bukowski'nin babası genelde işsizdi ve Bukowski'ye şiddet uygulardı. Bukowski, Los Angeles Lisesi'nden mezun olduktan sonra sanat, gazetecilik ve edebiyat dersleri aldığı Los Angeles Şehir Üniversitesi'nde 1 yıl okudu.

24 yaşındayken "Aftermath of a Lenghty Rejection Slip" isimli kısa öyküsü yayımlandı. İki yıl sonra bir başka kısa öyküsü olan "20 Tanks From Kasseldown" isimli eseri yayımlandı. Bukowski yayıncılık yönteminlerinden hayal kırıklığına uğradı ve neredeyse 10 yıllığına yazmayı bıraktı. Hayatının bu bölümünü A.B.D.'yi gezerek, çeşitli işlerde çalışarak ve ucuz pansiyonlarda konaklayarak geçirdi. 1950'lerin başında Bukowski, iki yıldan az bir süre A.B.D. Posta İdaresi'nde posta kuryesi olarak çalıştı. 1955'te ölümün ucundan döndüğü alkol komasından dolayı hastaneye kaldırıldı. Taburcu olduktan sonra bir daktilo satın aldı ve şiir yazmaya başladı.1957'de Barbara Fry ile evlendi fakat 1959'da boşandılar. Bukowski, şiir yazmaya ve içki içmeğe devam etti ve sonra Los Angeles'taki postaneye geri döndü. 1965'te hiç evlenmediği Francis Smith'ten bir kızı oldu. 1969'da Black Sparrow Yayınevi'nden ömür boyu 100 dolar maaş teklifini alınca postaneden ayrıldı. Bir mektubunda şöyle bir açıklaması vardı "İki seçenekten birini seçmek zorundaydım: Posta ofisinde kalıp delirmek ya da yazmaya oynayıp açlıktan ölmek. Ben aç kalmayı seçtim." Posta ofisini bırakalı bir ay olmayalı Bukowski Postane ismindeki ilk romanını bitirdi. 1976'da Bukowski, Linda Lee Beighle ile tanıştı. İki yıl sonra birlikte Los Angeles'ta bir liman şehri olan San Pedro'ya taşındılar. Bukowski ve Beighle 1985'te evlendiler.

Bukowski, Pulp romanını henüz bitirdikten sonra 9 Mart 1994'te 73 yaşındayken San Pedro, Kaliforniya'da öldü. Ölüm töreni budist rahipler tarafından yönetildi.



google de olmasa...

27-03-2008 14:30 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

Güneş merhamet buyuruyor

ve güneş merhamet buyuruyor
ama fazla yükseğe taşınmış bir meşale misali,
boydan boya kırbaçlar görüntüsünü jetler
kurbağa gibi zıplar füzeler,
çocuklar haritalarını çıkarır
iğnedenliğe çevirir ayı,
eski çürük peynir,
orda hayat yok
ama dünyada fazlasıyla;
yıkanmamış Hintli çocuklarımız
bacak bacak üstüne atıp flüt çalarak,
göbekleri içe çökmüş, açlıktan ölürken,
açlık kokan havada yılanların
şuh kadınlar misali kıvırtışını izleyerek;
füzeler zıplar,
avcıları ve sürüyü geride bırakırken
yabani tavşanlar gibi zıplar
günü geçmiş kurşunların yerine;
Çinliler hala yeşim işlerler,
sessizce açlıklarına pirinç tıkarak,
bir açlık ki bin yaşında,
ateş ve türküyle ilerler çamurlu nehirleri,
istemsiz beklemenin sürüklenen
direkleri iter mavnaları
yüzen evleri;
Türkiye'de kilimlerinin üstünde
kıbleye dönüp
sigara içerek gülen
ve parmaklarını gözlerine sokup kör eden
mor bir tanrıya dua okurlar,
tanrılar böyle işte, yaparlar;
ama füzeler hazırlar: her nedense
değersizdir artık barış,
küçük bir göldeki nilüfer yaprağı
misali sürüklenir delilik, hissiz daireler çizerek;
kırmızı yeşil ve sarılarına batırıp
resim yapar ressamlar,
şairler uyaklara döker yalnızlıklarını,
müzisyenler her zamanki gibi açtır
ve romancılar kaçırır meselenin özünü,
ama pelikan kaçırmaz, martı kaçırmaz;
pelikanlar dalıp dalıp yükselir
şok geçiren yarı ölü radyoaktif balıkları
gagalarında sallayarak;
evet, gerçekten de
sümükle yıkar kayaları sular;
ve Wall Street'te
anahtarını arayan bir sarhoş gibi sendeler borsa;
ah, işte bu sıkı bir şey olacak, allahın izniyle
tekrar yılana götürecek bizi, deniz böceğine,
ya da şanslıysak eğer,
katalizi uzun dişli fosil kaplana götürecek,
maden çukurunun içinde
kırık kask, cihaz ve cam parçalarının üzerinde
resim çiziktiren kanatlı maymuna götürecek;
çatırdayarak girer şimşek
pencereden içeri ve bir milyon odada
aşıklar yatar kenetlenmiş, yitik
ve barış gibi hastalıklı;
kırmızı ve turunca çalmaya devam eder gökyüzü
ressamlar için -ve aşıklar için,
her daim açtıkları gibi açar çiçekler
açar ama üzerlerinde
füze yakıtlarının ve mantarların,
zehirli mantarların ince tozu var; zaman kötü,
bulantılı bir zaman -perde,
III.sahne, sadece ayakta yer var,
SATILDI, SATILDI, SATILDI yine,
tanrı tarafından, birileri ya da birşeyler,
füzeler generaller ve liderler tarafından,
şairler doktorlar komedyenler
sabun ve bisküi üreticileri
ve iki yüzlü seyyar satıcılar tarafından
kendilerine özgü ustalıklarıyla satıldı;
şimdi kömür yağı tabakasıyla kirletilmiş
tarlaları görebiliyorum, bir-iki salyangoz,
safra, yanardağ taşı, sığ sularda
bir-üç balık, kaynağımızın
ve gözlerimizin yergisi...
daha önce hiç olmuş muydu bu?
kendini kuyruğundan yakalayan
bir daire mi tarih,
bir rüya, bir kabus mu,
bir generalin hayali, bir başkanın,
bir diktatörün hayali mi yoksa...
uyanamaz mıyız?
yoksa yaşamın güçleri daha mı yüce bizden?
uyanamaz mıyız? sevgili dostlar,
uykumuzda mı ölmeliyiz sonsuza dek?

Charles Bukowski

27-03-2008 14:47 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

Cehennem Köpekleri

azdılar yine; sıçrayıp ısırıyorlar,geri çekiliyorlar,etrafımda dolanıp sonra yine saldırıyorlar.

oysa ben kurtulduğumu sanıyordum
onlardan,beni unuttuklarını; ama
şimdi daha da
çoklar.

ve ben daha yaşlıyım
şimdi

ama köpeklerin yaşı
yok

ve herzamanki gibi
etinizi ısırmakla yetinmiyor
beyninizi ve ruhunuzu da
ısırıyorlar

bu odada
etrafımda dönüyorlar
şimdi.

harikulade
değiller; cehenem
köpekleri bunlar

ve sizi de
bulacaklar

şimdi
onlardan biri
olsanız
da.

Charles Bukowski


27-03-2008 14:48 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

kolpa bar filozofu... demiş ki; Cehennem Köpekleri

azdılar yine; sıçrayıp ısırıyorlar,geri çekiliyorlar,etrafımda dolanıp sonra yine saldırıyorlar.

oysa ben kurtulduğumu sanıyordum
onlardan,beni unuttuklarını; ama
şimdi daha da
çoklar.

ve ben daha yaşlıyım
şimdi

ama köpeklerin yaşı
yok

ve herzamanki gibi
etinizi ısırmakla yetinmiyor
beyninizi ve ruhunuzu da
ısırıyorlar

bu odada
etrafımda dönüyorlar
şimdi.

harikulade
değiller; cehenem
köpekleri bunlar

ve sizi de
bulacaklar

şimdi
onlardan biri
olsanız
da.

Charles Bukowski




+1

27-03-2008 19:24 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek için üye olmanız gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: 1, 2  Sonraki

Yardim Resimsiz üyelerden mesaj almak çok sıkıcı, karşımdaki insanın en azından bir resmi olsun diyorsanız, Bilgilerim sayfasından, Sadece resimli üyeler bana özel mesaj gönderebilsin. seçeneğini seçmeniz yeterlidir..


Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim