Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 100
Ana Sayfa >> Nostalji >> Sanat >> AŞK sevmeyi sevenlere görünür yalnızca....
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4 ... 9, 10, 11  Sonraki
Yazar AŞK sevmeyi sevenlere görünür yalnızca....
Yabancı..

Kaç kez gittim senden.

Kendimden gittim, tanımlanmamış yenilgilerdi;

bedeli sensizlikti belki de ben sensiz yapamazdım;

yaşayamazdım iflasını gözlerimde.

İşte bu yüzden, yalnızca bu yüzden kaç kez yine sana döndüm.

Kendimle döndüm, sen olmadın.

Her yeni buluşmada biraz daha benimdin ve sen her zamankinden daha çok yoktun.

Kim bilir hangi mevsimlerde unutulmuş bir şarkıydı dudaklarını kanatan.



Kaç kez gittim senden.

Kaç kez sana döndüm...


06-03-2007 15:07
Yabancı..

Sevgi insanlık kadar çoğul olduğunda aşk kimliğini bulurdu, bilirdim.
Sana bir kez bile sevgili(m) diyemedim.
Ömrümün
en büyük yenilgisi yokluğun olunca saklanmak zorunda kalmalarım,
Beni suç üstü yakalanmış gibi ele verirdi de
Kimse birşey sormazdı.
Dalıp gitmelerimde,
hangi gizemlerde yittiğimi kimseye söylemedim...




06-03-2007 16:12
Yabancı..

gusel şiirler ama bu baglamda ben sefmeyi sefmiyom

06-03-2007 18:19
Yabancı..

Önümde bir beyaz kağıt,
Özlemini yazıyorum satırlara.
Yokluğunda yanan bir ağıt,
Gözyaşlarını asıyor duvarlara.
Bugün de yokluğunu içtim
Bulutların dudaklarından.
Bugün de gözlerini araladım
Zifiri karanlıklardan.

Koskoca şehir ve yokluğun.
Üşüyorum içten ice ,
Sen olsaydın yanımda
Üşütür müydü beni sıcak soluğun?

Bizler iki uçurumda açmış
Sevda çicekleriyiz.
İmkansızlığın içinde
Umudu yaşatan iki aşk neferiyiz.
Aldırma sen karanlığa.
Boyun eğme yalnızlığa.

Ben seni ,
Güneşi dilenen çicekler gibi
Yağmuru bekleyen toprak gibi
İçimde seviyorum.
Yüreğinin imkansızlıgını ,
Gözlerindeki ıslaklığını,
Yanaklarının utangaçlığını seviyorum.

Dayan ne olur,
Ellerimiz terlemese de avuçlarımızda,
Eğme mahçup yüreğini,
Gögsümüzü dikenler kanatsa da,
İçinde çek sevdanın kor nefesini.
Ölümle ayırsalar da bizi,
Yüreğime mühürle o güzel ismini...

********


Yaşamak, geceyi sabah, sabahı gece etmek değildir
Bazen ağlayıp, sevgilinin dönmesini beklemek demektir
Ağlamak, gözyaşını akıtmak değildir
Kaybettiğine içten içe kahrolmak demektir
Mutluluk, gülümsemek değildir
Bazen dönmesini beklemek demektir
Aşk, seni seviyorum demek değildir
Onun için gerçeği ıspatlamak demektir
Güneş, ısınmak değildir
Sen, nefes almak demektir
Paylaşım, gidiyorum demek değildir
Sonsuza kadar yaşatmak demektir ..

07-03-2007 11:38
Yabancı..

Seher vakti... Hayalinle uyudum; hayalinle uyandım.
Uyanınca gülümsedin bana. "Günaydın," dedin.
Güzellik anıtı gibisin.
Venüs seni bilseydi, karalara bağlayıp yüzünü gizlerdi.
Dolunay, yüzünün suya yansımasının acemi bir suretidir sevdiğim.
Çiçekler, teninden yayılan kokunun kimyasını çözebilmek için doğanın umutsuzca deneme yanılmasıdır. Sesin, büyüsüyle beni bilmediğim uzaklara götüren senfonidir; sözlerin ilahi bir serzeniş.
Bu güzelliğinle sürekli yanımdasın.
Sen gelmeyince ben kaç kez gidiyorum senden, her defasında geri dönsem de...
Ama hayalin terk etmiyor beni. Belli ki ikimizde ...



Zaman yine geceye, yokluğunun en ağır vurduğu saatlere doğru ilerliyor.
Hayalin olanca netliğiyle sahnedeki yerini alıyor.
Her zamanki gibi çok güzelsin.
Başkalaşıyorum.
Teslim oluyorum sana bir kez daha.
Seçeneğim yok aslında; ama olsaydı, böyle bir kaçışı bir an için düşünmeyi bile sana ihanet sayardım. Seninleyim yine, sen oldum.
Başkalaştıkça aslıma döndüm...
Sana döndüm, kendim oldum.
Yokluğun en ileri boyutuyla tenime iyice sokuluyor,
böyle bir yangında varlığını bütün güzelliğiyle duyumsuyorum.
Her gece binlerce kez yinelenen bu sahnelerde yokluğun ne kadar yakıcıysa varlığın onunla yar ...


Zaman yine geceye, yokluğunun en ağır vurduğu saatlere doğru ilerliyor.
Yokluğun en ileri boyutuyla tenime iyice sokuluyor,
böyle bir yangında varlığını olanca güzelliğiyle duyumsuyorum.
Her gece binlerce kez yinelenen bu sahnelerde yokluğun ne kadar yakıcıysa
varlığın onunla yarışan bir serinlik oluyor yüzümde.
Sevgili(m)!
Ömrümün varı! Ey hayal!
Seni seviyorum..

07-03-2007 11:43
Yabancı..

aşkın bütün iklimlerinde sevdim seni.
gelinmez yollardan geldim,nasıl pusluyum.
ellerim unutmadı sıcaklığını
yanılma / senden yine vazgeçmedim..

gün oldu yaşanmamış hüzünler ısmarladım gözlerime

gelinmez yolardan geldim sana
teninde erimeye geldim..
ellerim unutmadı sıcaklığını
seni öyle sevdim..

çareyle gelsen,kendin gelsen aynı güzel

bir yüz görümü

bir ses duyumu

sen olsan yanımda..

07-03-2007 11:53
Yabancı..

rüzgar yağmur tanelerini yüzüme vuruyor
bütün duygularımı sana mühürlediğim bir akşamüstü..

ve artık sensin..
bütün varlığımla sana yöneldim,sensin.
sen de ben varım,artık sensin..
tuhaf bir teslimiyette bu kaçıncı bilmecedir
çözümü yaşamın içinde saklı kalan..

ve artık sensin..
sensin ama hiçbiryerde değilsin..
gözlerin değil,yüzün değil, sesin değil.
sana ilişkin ne varsa , yalnız içimde..

ve artık sensin..
beynimde ilmek ilmek işlediğim görüntülerde
hayallerle gerçek arası yakınlıklardasın..

bense yaşama ilişkin en anlamlı yanılgıların yaşandığı süreçte
seni bulmakla yitirmek arası zamanlardayım..

bu kentte hiç bu kadar gidip gelmedim
kendimden başkalarına..
bütün karanlıklarda ışık yüzünle sen,
beklenmedik anlarda karşımda..

bu hangi sahne
kaçıncı perde
ve sen
hangi sensin
böyle uzak yakınlıklarda
söyle bana ? ..

yollar yürümek
yollarda seni yürümek
sana yürümek her akşam bastığında kentin kaldırımlarına

seni aramak
bütünlemek için içimdeki seninle suretini..

tatmak için bir ömür boyu..


şimdi hangi aynaya baksam kimliksizim ben..
geciktik sevdiğim
ne çok aldandık
şimdi uzak şehirlerde akşam vaktidir..yollarda yürüme vaktidir..

07-03-2007 11:54
Yabancı..

Bırak ! parmaklarımda kanayan acılar ben de kalsın. Sen kumral perçemini dökme boyun büküşlerime. En derin ve acıklı şarkılarda nota olmasın zaafım. Sen sözleri al giderken mektuplar açılmasın.

Yanağıma gölge öpüşün ıslanmadan, koy isyanımı urbana ve Munzur’dan savur beni. Kılıca ense dayamış diklenmişliğim sana değil hayata. Efkarımı iki kadehe satmayan sevdamla öksüzüm.Yırtık bir kumaş parçası say yüreğimi ! ar’ına örtü.

Güzel yüzün bir devrim türküsüdür dudaklarımda. Kızıl saçlarına astığın iki zeytin tanesi dünya
ve kirpiklerine sakladığın ben(si ) nehirler ! yolunu bulur yüreğimde. Al ve koru kendini. Der sırrımı mühürlenmiş kelimeler.

Halkıma çizdiğim onurlu geleceğin tablosusun. Fırçamda boya diye kanımı işlerim tuvaline. Ve kahverengi gözlerin düşer güneş diye üzerime. Der mavidir güvercinlerin sevdiği,kanat ekersin gökyüzüme.

Bırak seni sevdiğimi bilmesin ihbarcı sokaklar. Sevdama koca bir ulus sığsın da ve gazabına uğrasın korkaklığın. Ay ışığı olmayan bir gecede sırtını daya taş duvarlara. Ellerim ! der nabzımın atışıdır hissettiğin soğukluk. Isın ben(si) bakarken gözlerin.

Bekçiler dostun değildir. Dostun yarım ekmek, acı soğan. Karşılıksız uzanmaz hiçbir el sen davanı uzatma heba diye. Duruşum gülüşünde çiçek açsın, dal dal narin kelebek konuşları. Der ömrüm bir ilkbahar kadar ! gelişim tırtıl rengi.

Sürgünüm insanımla aynı gelecek peşinde. Kırgınım ! düzene sömürüyü kardeş kılmış yutkunmalara. Gerçek ! der boyun büküşlerin yalandır, sözün yalan, düşler yalan. Der gerçek olan alnın göğe değiyorken ellerinde olandır.

İki cılız dal, rüzgar yönümüzde salınır umutlar. Sarılışımdır sarmaşık dolanması beline.
Avucuna ! der gül açtığında hazandır, goncada ilkbahar kırmızısı. Sen narin yapraklarına dokun tan vaktinin, sisli esintisidir nefesim. Der kavgam rüzgarla ses bulur ! binlerce göze gölge sema.


07-03-2007 15:05
Yabancı..

Uzan gökkuşağı sevdam ! uzan beni de kat dokuz rengine. Oya gibi emekle işlenmişim yüreğinin en derin yerine..

uzat ellerini
toprağıma değsin dalların
yeniden doğmak için
yağmura değil de
sana susadım!!

dökülsün saçların
güzel yüzün saklansın
asi bir şelalenin
azizliğine uğrasın göz yaşların

kapansın kirpiklerin
gömülsün son bakışım retinana
kaşların kemanıma tel olsun
dur / konuşma!!
sesim !sesinde uykuya dalsın

yok geçmiş!
yok yaşanan hiçbir şey
hamasetli bir doğum öncesidir an
sus ! gül açsın gül dudağında
nefesim kolye olsun ak gerdanında

yorulma ! saklanma bir bilinmeze
şimdi papatya zamanı
aç zülfünü / yeşile inat !
beyaz sayfalara beyaz kalemle
şiirler yaz ! dök içini
aksın satırlara iltihap geçmiş
tuz bas yaralarına ! acıt kendini
ve en kirli yanına al beni

sus ! konuşma
bir kelime bin anlamdır artık
bak ! gözlerim kan çanağı
uykusuz düşlerim yolcudur sana
uzat ellerini !
avuçlarımda masum bir çocuk heyecanı
sorular, sorgular
geri dönülmez göçe kanatlı
kalan her şey bizim için
-sus!!
sadece sev beni

duvarda asılı sazım kadar dostumsun
kalemim kadar arkadaşım
şiirlerim kadar sırdaşım
ve annem kadar sevdiğimsin!!

sus !ağlatma
eksik şiirler gibiyim
tamamla beni!...

07-03-2007 15:06
Yabancı..

Gittin...

Gidişini engellemek için

tutmak vardı ellerinden

ellerim değilmiydi her

dokunuşumda seni ürpertmeye yeten..

ürperirdin yine biliyorum

bir kere dokunsam

bir kez tutsam ellerini

gitmek için biriktirdiğin

bütün cesaretin kaybolurdu

TUTAMADIM....

07-03-2007 22:12
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim