Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 8
Ana Sayfa >> Nostalji >> Sağlık ve bakım >> İşte kanser riski taşıyan ürünler
Yazar İşte kanser riski taşıyan ürünler
Yabancı..


<BR>
<BR>Türkiye’de ilk defa gıda ürünlerinin kanser yapma etkisi araştırıldı. TÜBİTAK'ın 9 ay süren gıda ürünleri ile ilgili kanser taramasından çarpıcı sonuçlar çıktı.
<BR>
<BR>TÜBİTAK gıda ürünlerindeki kanser yapıcı akrilamid maddesini araştırdı. 20 çeşit ürün üzerinde yapılan araştırmada geleneksel gıda ürünleri temiz çıktı. Kanser yapıcı maddeli ürünlerin yasaklanması gündemde.
<BR>
<BR>Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu’nun (TÜBİTAK) 9 ay süren gıda ürünleri ile ilgili kanser taramasından çarpıcı sonuçlar çıktı. Cips, kraker, kahvaltılık gevrekler, bisküvi ve bebe bisküvileri ile patates ve ekmek kızartmalarında yüksek miktarda kanserojen akrilamid maddesi tespit edildi. Tulumba tatlısı ve beyaz ekmek kabuğunda da kayda değer miktarda kanserojen maddeye rastlandı.
<BR>
<BR>Izgara, döner, tahin helvası, çavdar ekmeği, baklava ve pilavda ise akrilamid miktarı ölçülebilir değerlerin altında çıktı. Ancak uzmanlar ızgara ve dönerde kansere yol açabilecek başka toksikler olabileceğine dikkat çekiyor. Projenin Türkiye koordinatörü Dr. Hülya Ölmez, çalışmanın sonucuna göre akrilamid içeren gıdaların yasaklanabileceğini ya da ambalaja uyarı yazıları konulabileceğini söyledi.
<BR>
<BR>Avrupa Birliği’nin bilimsel araştırmaları desteklediği 6. Çerçeve Programı kapsamında 4,2 milyon Euro tahsis ettiği akrilamid-kanser araştırmasına 13 ülkeden 23 kuruluş katılıyor. Projenin Türkiye koordinatörlüğünü, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK) Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Gıda Enstitüsü’nden gıda yüksek mühendisi Dr. Hülya Ölmez yürütüyor. Zaman’ın sorularını cevaplayan Dr. Ölmez fırınlama ve kızartmada gıdanın içindeki şeker ile proteinin yüksek ısıda reaksiyona girmesi sonucu ortaya çıkan akrilamidin haşlama yemeklerde oluşmadığını söyledi. Hülya Ölmez, “Tencerede pişen yemek kültürü Türkiye’de yaşayanlar açısından bir şans.” dedi.
<BR>
<BR>Bisküvi ve cipslerin potansiyel kanser riski taşıdığını belirten Hülya Ölmez en azından araştırma sonuçlanana kadar bu çeşit ürünlerden uzak durulmasını tavsiye etti. Hülya Ölmez, “2006 Kasım’ında bitecek olan HEATOX projesinde, gıdalarda oluşan akrilamid ile insandaki kanser riski arasındaki ilişki de araştırılıyor. Ancak şu an için kimse risk yok, diyemez. Risk var, boyutunun ne olduğu araştırılıyor.” diye konuştu. İnsanlara taze meyve ve sebze yemelerini, haşlanmış gıdalar tüketmelerini öneren Dr. Ölmez, bisküvi, cips, kahvaltılık gevrekler ve özellikle patates kızartması tüketmeyenlerin sağlıklı beslenme açısından hiçbir kaybı olmayacağını açıkladı. Dr. Ölmez akrilamid içeriği yüksek gıdalarda bu oranın düşürülmesine yönelik çok sayıda çalışmanın yapıldığını ve şu ana kadar bazı olumlu sonuçlar da alındığını belirtti. Ayrıca ileriki dönemlerde akrilamid içeriği çok yüksek olan gıdaların etiketlerine tüketiciyi bu konuda bilgilendiren ibareler konabileceğini söyledi.
<BR>
<BR>Hülya Ölmez ve ekibi araştırma kapsamında Türkiye’de 20 çeşit ürünü piyasadan tesadüfi yöntemle toplayıp incelemiş. Bunlar; ev yemekleri, kavrulmuş çerezler, ekmek ve fırıncılık mamulleri, cipsler, kahve, bisküvi, kraker, çikolata, bebek mamaları, patates kızartmaları, geleneksel Türk tatlıları, pekmez, ızgara, kebap, döner ve köfte gibi geleneksel gıdalardan oluşuyor. Dr. Ölmez, Nisan 2004’ten bu yana 150 gıdayı analiz ettiklerini, bilimsel yeterlilik için analiz tekrarı sayısını artıracaklarını vurguladı.
<BR>
<BR>TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi laboratuvarında yapılan Türkiye’deki akrilamid taramalarında evde taze patatesin soyularak kızartılmasına oranla fast food ürünü olarak doğranıp dondurulmuş patateste çok daha yüksek miktarda akrilamid tespit edildi. Türk halkının en çok tükettiği ekmeğin kabuk kısmında da akrilamid tespit edildi. Ekmek içinde ise akrilamid oluşmadığı ortaya çıktı.
<BR>
<BR>Akrilamid, kanser yapıyor
<BR>
<BR>2002 Nisan’ında İsveçli bir bilim adamı gıdaların doğal halinde bulunmayan akrilamidin, yüksek ısıyla pişerken oluştuğunu keşfetti. Ardından Amerika ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın gelişmiş ülkelerinin gıdalarında da akrilamid taraması yaptı. Akrilamidin insanlarda ve laboratuvar hayvanlarında nörotoksik etkisi kanıtlandı. Yine laboratuvar hayvanlarında kötü huylu tümör (kanser) oluşumuna neden olduğu tespit edildi. İnsanlardaki kanser oluşumuyla henüz bir bağlantısı kanıtlanmasa da Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu (International Agency for Research into Cancer) gıdalardaki akrilamidi ‘insanlar için potansiyel kanserojen maddeler’ arasına aldı.
<BR>
<BR>Şu ana kadar yapılan çalışmalar akrilamidin, özellikle şeker ve asparajin içeriği bol gıdaların yüksek sıcaklıklarda (kızartma ve fırında) pişirilmeleri sonucu doğduğunu ortaya çıkardı. Proteinlerin yapı taşları olan 20 aminoasitten bir tanesi olan asparajin, akrilamid oluşumunda kilit rol oynuyor. Yüksek ısıda protein ile şeker kimyasal reaksiyona girip akrilamid maddesini doğuruyor. Bu yüzden asparajin içeriği yüksek gıdalarda daha ileri seviyede akrilamid oluşuyor. Akrilamid normalde gıdalarda hiç bulunmuyor. Bu madde plastik sanayiinde kullanılıyor. Sigarada kansere yol açtığı sanılan maddeler arasında akrilamid de bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Tarım Örgütü (FAO) insanlara akrilamid içeriği yüksek gıdaları mümkün olduğunca tüketmemeyi ve taze sebze-meyve ağırlıklı beslenmeyi öneriyor.
<BR>
<BR>TUBİTAK’IN TÜRKİYE TESPİTİ
<BR>
<BR>Gıda maddesi Akrilamid (mikro g/kg)
<BR>
<BR>Pirinç pilavı Ölçülebilir değerin altında
<BR>
<BR>Tahin helvası Ölçülebilir değerin altında
<BR>
<BR>Kebap, döner, ızgara Ölçülebilir değerin altında
<BR>
<BR>Çavdar ekmeği Ölçülebilir değerin altında
<BR>
<BR>Beyaz ekmek (kabukta) 40-160
<BR>
<BR>Kızarmış ekmek (hazır) 200
<BR>
<BR>Hazır çorbalar 40-60
<BR>
<BR>Tulumba tatlısı 40-45
<BR>
<BR>Bebe bisküvisi 400-600
<BR>
<BR>Bisküvi 70-130
<BR>
<BR>Kraker 70-200
<BR>
<BR>Kahvaltılık gevrekler 80-350
<BR>
<BR>
<BR>GIDALARDA AKRİLAMİD SEVİYESİ
<BR>
<BR>Gıda maddesi Akrilamid (mikro g/kg)
<BR>
<BR>Ekmek 40-160
<BR>
<BR>Kızarmış ekmek 90-1430
<BR>
<BR>Sade kek 150-400
<BR>
<BR>Zencefilli kek 1070-1410
<BR>
<BR>Bisküviler 260-1450
<BR>
<BR>Krakerler 180-420
<BR>
<BR>Çeşitli fırıncılık ürünleri 230-3200
<BR>
<BR>Kahvaltılık tahıllar 30-1400
<BR>
<BR>Bebek bisküvileri 150-610
<BR>
<BR>Patates kızartması 330-3700
<BR>
<BR>Kahve (bir bardakta) 25
<BR>
<BR>
<BR>

01-08-2006 23:24
Yabancı..

hiç şaşırmadım burası türkiy dedittiricek bi olay işte
<BR>
<BR>

01-08-2006 23:33
Yabancı..

iyi de bunlar günlük yedigimiz şeyler.. bunlarda olmasa yanee...

02-08-2006 01:53
CeReN
Mesajlar: 3060

Kanserli hasta popülasyonunun 70'li yaşlardan 20-40 yaşlarına indiği bildirildi.
<BR>
<BR>
<BR>Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Aylin Fidan Korcum, yaptığı açıklamada, kanserli hasta sayısının giderek arttığını kaydetti.
<BR>
<BR>AÜ Radyasyon Onkolojisi bölümünün kurulduğu 1998 yılında 200 hastaları bulunduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Korcum, bu sayının geçen yıl 2 bine ulaştığını, bu yılın altı aylık bölümünde ise hasta sayısının geçen yılın aynı dönemine oranla iki kat arttığını söyledi. Halen üç vardiya çalıştıklarını ancak hastalara yetişemediklerini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Korcum, hastalara ancak üç ay sonraya randevu verebildiklerini belirtti.
<BR>
<BR>“KANSER OLMAK LÜKS”
<BR>
<BR>Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde sağlık hizmetlerinin pahalı olduğuna işaret eden Yrd. Doç. Dr. Korcum, sosyal güvencesi bulunmayanlar için kanser hastalığına yakalanmanın “lüks” olduğunu söyledi. Yrd. Doç. Dr. Korcum, şu şekilde konuştu:
<BR>
<BR>“Bazen hesaplamalar yapıyoruz. Eğer kişi asgari ücretle çalışıyorsa içtiği sigaraların 40 senelik hesabı, kanser tedavisinin 10'da birini tutmayan bir para ediyor. Geleceğinizin çok iyi bir garantisi olması lazım ki sigara içebilesiniz.
<BR>Kansere henüz beklediğimiz bir çözüm yok. Gelecek 10 yıl bunu göstermiyor. Kanser tedavisi bizim için çok büyük bir problem ve tedavi bedeli çok yüksek.”
<BR>
<BR>KANSERLİ HASTA POPÜLASYONU
<BR>
<BR>Birimlerine gelen hastaların birçoğunun tarımsal alanda çalıştığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Korcum, “Hasta bana herhangi bir şey getirdiğinde, 'bu bahçenin hormonsuz tarafından' diye söylüyor. İşin ilginç yanı kendisi veya yakını da kanserle mücadele ediyor. Kanserin sebebini anlattığınız zaman çok üzülüyor. Demek ki bilinçsizlik var” dedi.
<BR>
<BR>Geçmişte kendilerine başvuran kanserli hastaların yaşlarının 60-70 arasında olduğunu bildiren Yrd. Doç. Dr. Korcum, bugün kanserli hasta popülasyonunun 20'li ve 40'lı yaş arasında olduğunu kaydetti. Yrd. Doç. Dr. Korcum, “26 yaşındaki hastamıza sorduğumuz zaman, sigarayı 12 yaşında içmeye başladığını söylüyor” diye konuştu.
<BR>
<BR>TURİZMCİLERE ÖNERİ
<BR>
<BR>Kanser tedavisinde kullanılan cihazların çok pahalı olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Korcum, konumu nedeniyle insanların sağlık sektöründe Antalya'ya yatırım yapması gerektiğini belirtti. AÜ olarak yabancı hastalara tedavi imkanı sunduklarını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Korcum, şöyle konuştu:
<BR>
<BR>“Turizmcilerin yabancı hastaların tedavi imkanını değerlendirmesi gerekiyor. Sağlık turizmi de yapabiliriz, kanser tedavisinde bunu kullanabiliriz. Ortadoğu'da, Balkanlarda, Türk Cumhuriyetlerinde, Rusya'da modern radyo terapi merkezi yok. Sağlık turizminde Antalya kullanılabilir.”
<BR>
<BR>“KANSERLİ HASTA SAYISINDA ÜÇÜNCÜ SIRADA”
<BR>
<BR>Kanserin Türkiye'deki görülme sıklığı ortalamasının 39.41 iken, Antalya'da yüzde 50'lerde olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Korcum, bunun nedenlerinden en önemlisinin tarımda kullanılan ilaçlar olduğunu söyledi.
<BR>
<BR>Yrd. Doç. Dr. Korcum, son nüfus sayımı sonuçlarına göre Türkiye'de kanser vakalarının illere göre dağılımında Antalya'nın, İstanbul ve Ankara'nın ardından üçüncü sırada yer aldığını bildirdi.
<BR>
<BR>KÜÇÜK ÖNLEMLERLE KANSER ÖNLENEBİLİR
<BR>
<BR>Yrd. Doç. Dr. Aylin Fidan Korcum, hastaların kendilerine genellikle kanserin son evrelerinde başvurduğunu belirterek, alınabilecek küçük önlemlerle hastalığa yakalanma riskinin azaltılabileceğini kaydetti.
<BR>
<BR>Yrd. Doç. Dr. Korcum, sigara, katkılı besinler, fast food türü besinlerin kanserin gelişiminde büyük rol oynadığını bildirdi. Kanserde erken tanının önemine de işaret eden Yrd. Doç. Dr. Korcum, kadınlarda meme kanseri için belli dönemlerde mamografi yapılmasını, erkeklerde prostat kanseri için 50 yaşından sonra kandaki “psa” değerinin ölçülmesini istedi.
<BR>
<BR>
<BR>

03-08-2006 10:24
Yabancı..

size katılıyorum.sigara konusunda daha çok

07-10-2006 10:27
Yabancı..

yesek yesek ne yesek

20-10-2006 15:51
Yabancı..

ben kanserim o zaman

20-10-2006 20:16
dolunay123
Mesajlar: 405

TCDE SOYLENENLER GAZETELERDEKILER HIC BIRBIRINE UYMUYOR KANSERE SEBEB OLAN ETKEN OKADAR COK KI AMA BENCE ALAKASI YOK ETKILERI COK AZ...

KANSER IRSI DEGIL SE EGER BEN CE ASIRI UZUNTU STRES VE DOGAL YASAMDAN UZAK OLMA SEBEBIYLE CIKIYOR. EGER ESKISI GIBI SEBZELER GUZEL YETISTIRILSE HERKEZ HERSEYI GEREGI YETERI KADAR YESE BIR SORUN OLMAZ... SPOR DENGELI BESLENME HERSEYDEN YEEEE

SAKINAN GOZE COP BATAR ONU INCELE BUNU INCELE ISIMIZ ZOR.

19-11-2006 16:37
Yabancı..


23-12-2006 00:29

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim