Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 5
Ana Sayfa >> Nostalji >> Sağlık ve bakım >> çok yalnış birşey günaha giriyorlar
Yazar çok yalnış birşey günaha giriyorlar
Yabancı..

ÇOK SAĞOL ARKADAŞIM VERDİĞİN BİLGİLER İÇİN. BENİM KLONLAMA HAKKINDA TEK BİLDİĞİM ŞEY KLONLANAN ŞEYİN AYNISI OLUYO AMA BEYNİ AYNI OLMUYO Bİ ARA ATATÜRK Ü DE KLONLAMAYI İSTİYOLARDI HATIRLASAN SONRA VAZGEÇTİLER TABİ Kİ ÇÜNKÜ AKIL AYNI OLMAYACAKTI O OLMADAN DA BAŞKA Bİ İŞE YARAMAZDI ZATEN ÖYLE BİRİ SADECE BİR KERE GELİR BENCE KLONLAMANIN HİÇ BİR YARARI OLMAZ SADECE AYNI KİŞİYİ ELDE EDİYOSUNUZ BU BİŞEY DEĞİŞTİRMEZ Kİ BENCE DEĞİL Mİ

09-01-2006 23:56
^(HIZ TUTKUNU)^:1:hı
Mesajlar: 1526

insanın sadece kişilik bakımından değil, fizyolojik ve bedensel özellikleri bakımından da, genetik ikizinden farklı olacağını peşinen kabullenmek gerekiyor. Bir bebeğin biçimsel özelliklerinin ana rahminde geçirdiği gelişim süreci içerisinde tümüyle DNA’sı tarafından belirlendiği görüşü yaygın bir yanılgıdır. DNA molekülü, insan geometrisine dair tüm bilgileri en sadeleşmiş biçimiyle bile bütünüyle kapsayamayacak kadar küçük. Çoğu biçimsel özellik, akışkan dinamiği, organik kimya gibi alanlardaki temel evrensel yasaların kontrolünde meydana geliyor. Bu süreçte de, her zaman için rastlantı ve farklılaşmalara yeterince yer vardır. Bir genetik ikiz, kuramsal açıdan, eşine en fazla eş yumurta ikizlerinin birbirlerine benzedikleri kadar benzeyebilir. Uygulamada ise, benzerlik derecesi çok daha düşük olacaktır; aynı rahimde aynı anda gelişmediği, aynı fiziksel ve kültürel ortamda doğup büyüyemediği için... Tüm bunlara rağmen, kopya insanın genetik annesinden çoğu yönden farklı olması kaçınılmaz görünüyor. Diğer tüm koşullar denk olsa bile, kopya birey, aynı zamanda ikizi olan bir anneye sahip olmasından psikolojik bakımdan etkilenecektir. Sağduyumuz bize Hitler’i genlerinin değil, Weimar Cumhuriyeti sonrası sosyo-ekonomik koşulların ve genç Adolf’un kıstırıldığı maddi ve manevi bunalımların yarattığını öğretiyor.
<BR>
<BR>Tüm bunların ışığında, klonlama konusundaki popüler tartışmaları, tıkanıp kaldıkları, "beklenmedik bir ikize sahip olma" fobisinden kurtarılıp, daha gerçekçi zeminlere çekilmesi gerekiyor. Gen havuzunun (belli bir topluluktaki genetik çeşitlilik) daralması, hayvancılığın geleneksel yapısından koparılıp biyoteknoloji şirketlerinin güdümüne girmesi, yol açılabilecek genetik bozuklukların kontrolden çıkması, bu alanda çalışan bazı şirketlerin (sözgelimi PPL’in) tüm tekel karşıtı yasal önlemleri delerek ciddi ekonomik dengesizliklere yol açması gibi akla gelebilecek sayısız somut etik sorununun tartışılması gerekiyor.
<BR>
<BR>Klonlama tekniğinin potansiyel uygulamaları üzerine bir çok etik ve moral endişe oluşmuştur. Bu teknik hala çok genç ve toplum, bu tekniğin hangi uygulamalarına izin verilmesi ve hangilerinin de önünün kapatılması gerektiği üzerinde karar vermek için zamana sahiptir. Yetişkin bir canlıdan yeni bir canlı klonlanması ani bir haber olunca tüm yorumculara sürpriz oldu ve bir çoğu başlamadan önce bu konu üzerinde tartışılması gerektiğini söyledi. Toplum bilimi ‘buluşlar’ dizisi olarak görebilir ama aslında gelişim çok daha devamlıdır. Dolly’ye götüren yolda nerede ve kime danışmamız gerekir? Ayrıca, yeni bir teknolojinin tüm potansiyel uygulamalarını tahmin etmek imkansız. Çoğu faydalı olacak ama bazı yanlış yollar da kullanılabilir. Çözüm teknolojinin kendisini değil onun uygulamalarını kontrol etmektir.
<BR>
<BR>Bilim adamlarının “Tanrı rollerini” oynamaya çalıştıklarını söyleyenlerin fikri, sonradan değişen tüm olayları inceledikten sonra reddedildi. İlk kez hayvanlar 5 000 sene önce ehlileştirilmiş ve o zamanlardan beri yapılan seçilimli çiftlendirme kendi atalarından çok farklı olan modern çiftlik hayvanları, bitki ve ev hayvanları oluşturuldu. Tıpta 70 seneyi aşkın hayat süresi beklentilerimiz; doğum öncesi bakımdan, aşıların kullanılmasından ve antibiyotiklerin kullanımından kaynaklanıyor. İnsanın durumu şu an için mükemmelden hala çok uzaktadır.
<BR>
<BR>Kimi uzmanlar Dolly'den haberdar olunmasıyla başlayan bir "felaketler dizisi"nden söz etmektedirler. Öyle ki akla pek de kolay gelmeyecek hemen tüm ilginç olasılıkların ve gizli tehlikelerle dolu öykülerin, bu süreçte dile getirildiği belirtilmektedir.
<BR>
<BR>

10-01-2006 03:29
^(HIZ TUTKUNU)^:1:hı
Mesajlar: 1526


<BR>Herşey 1953 yılında iki bilim adamının, Francis Crick ve Amerikalı meslektaşı James Watson’ın canlı hücresinde DNA'yı bulmasıyla başlıyor. Hücre çekirdeğinde yer alan DNA, bir insanın göz renginden ten rengine, vücut yapısından boyuna, saç renginden, ayak numarasına kadar çeşitli fiziksel özelliklerini belirliyor. Kişinin sağlığı ve yaşam süresi konusunda da bilgiler içeriyor. Yaşamı belirleyen genler, DNA sarmalında yer alıyor.
<BR>Eğer bir gen değişikliğe uğrarsa ve görevini yerine getiremez hale gelirse, onun üretiminde görev aldığı protein de bozuluyor ve bu durum hastalığa sebep olabiliyor. Bilim adamları, hastalığa neden olan, değişime uğramış geni onararak hastalığı önlemenin ve tedavi etmenin yollarını geliştirmeye çalışıyorlar. Genom Projesi sayesinde araştırmacılar, şimdiye kadar Alzheimer, ırsi bağırsak kanseri ve meme kanseri gibi birçok hastalık konusunda önemli genetik bilgilerin sahibi oldular. Genom Projesi'nin Alzheimer’den astıma, kalp hastalıklarından vereme, şeker hastalığından şişmanlığa, allerjilerden kanser hastalıklarına kadar her türlü hastalığa genetik tedavi imkanı getireceği düşünülüyor. Kısacası tıp, çok yeni ve çok köklü değişimlere gebe görünüyor.
<BR>
<BR>Bu projeyi destekleyenlerin yanısıra, projeye karşı çıkanlar da var. Onlar ise insanın gen haritasının okunmasının, kişi mahremiyetini tehlikeye atacağını ve günlük yaşamın her alanında “genetik ayırımcılığa” yol açacağını ileri sürüyorlar. Yani gelişmeler insanlığa hizmet etmenin yanısıra, kötüye kullanılabilecek yönler de içeriyor.
<BR>

10-01-2006 03:33
KahramaN
Mesajlar: 667

iyi amaçlarla kullanılırsa neden olmasın...

10-01-2006 06:43
$_E_V_D_E_R
Mesajlar: 300

çok yalnış birşey günaha giriyorlar

23-01-2006 00:38
berat
Mesajlar: 112

valla bence çok güzel bir şey....

25-01-2006 10:11

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim