Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 17
Ana Sayfa >> Nostalji >> Sağlık ve bakım >> ilk yardım ve hayat kurtarma
Sayfalar: 1, 2  Sonraki
Yazar ilk yardım ve hayat kurtarma
Yabancı..

Bir kaza ya da hayatı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da kazazedenin durumunun kötüleşmesini önlemek için, ilaç kullanılmadan yapılan uygulamalara ilkyardım denir.
Belirli bir eğitim almış ve insan vücuduna müdahale etme alanında yasalarla yetkilendirilmiş kişilerce yapılan, ilaçlı müdahalelere acil tedavi denir ve ilkyardım kavramı ile karıştırılmamalıdır. İlkyardım eğitimi almış olmak bir kişiyi sağlık personeli yapmaz.

İlkyardım bir kaza anında ya da hayatı tehlikeye düşüren durumlarda uygulanır. Bu durumlarda nasıl davranılması gerektiği sade vatandaşlar bir yana, ülkemizde itfaiye, sivil savunma, emniyet, eğitim, ulaşım, sanayi alanlarında profesyonel olarak çalışan insanlarca dahi yeterince bilinmemektedir. Az sayıda insanımızın katıldığı ilkyardım kursları ise nitelik olarak çoğu kez yetersiz kalmaktadır. Sürücü kursları, görsel ve yazılı basın aracılığıyla geniş kesimlere ulaşan ilkyardıma ilişkin çeşitli mesajlar ise anlamlı yararlar sağlamak bir yana pek çok traji-komik örnek olaylarla sonuçlanmaktadır.

İlkyardım bilgisi açığımızın büyüklüğüne paralel bir özelliğimiz de, ilkyardım gerektirecek olayların sıklığıdır. Yetersiz altyapı, eğitimsiz insan gücü, kurumsallaşma bozuklukları, idari ve kişisel sorumsuzluklar işyerlerinde, trafikte ve evlerde sık rastladığımız sakatlanma, yaralanma hatta ölümle sonuçlanan kazalara neden olmaktadır. Bireysel ve toplumsal zararları en aza indirmek dışında sosyal bir varlık olmanın bir gereği olarak, ilkyardım eğitimi almak ve uygulamak özel bir anlam ve önem taşımaktadır.

Doğru ilkyardım eğitimi belli özelliklere sahiptir:

Eğitim verecek kişiler ilkyardım bilgi ve becerisi dışında, eğiticilik yönünden de nitelikli olmalıdır.
Eğitilenler öncelikli olarak, ilkyardım bilgisinin gerçekten gerekli olacağı ortamlarda çalışanlardan seçilmeli, bu özelliklerinin farkında ve öğrenmeye istekli olmalıdır.
Eğitilen grupları 10-12 kişiyi geçmemeli, birbirine yakın eğitim düzeyinde olmalı, eğitim mekanı sağlıklı, yeterli olmalıdır.
Eğitimde erişkin eğitimi ilkeleri gözetilmeli, eğitilenin her aşamaya katılımı sağlanmalıdır.
Eğitim malzemeleri, manken, maketler, afişler, slayt, tepegöz, film kasetleri gibi desteklerle zenginleşen konu aktarımlarından sonra, tüm beceriler tüm eğitilenlerce doğru uygulanana dek tekrarlanmalıdır.
Eğitimden önce bir ön değerlendirme, kurs sonunda uygulamalar ve teorik test içeren bir son değerlendirme mutlaka yapılmalı, başarılı olanlar belgelendirilmelidir.
Eğitilenlerin çalışma yaşamlarına dönüşlerinden sonra eğiticileri ile bağı kopmamalı, bilgi ve becerileri belli aralarla tazelenmelidir.

UNUTMAYALIM Kİ HER AN KARŞILAŞABİLECEĞİMİZ BİR OLAYDA NE YAPACAĞIMIZI BİLMEMİZ GEREKİR.

26-11-2006 01:32
Yabancı..

Gözde Yabancı Cisim
Çocuklarda ve işçilerde sıkça rastlanabilir. Açık havada oynayan çocuklarda bitki parçaları ya da toprak taneleri, metal kesimi, düzeltilmesi, sıva işinde çalışan işçilerde ise metal ve sıva parçacıkları göze kaçar.

Gözde yanma, batma, sulanma, kaşıntı ve ovmaya bağlı kızarıklık görülür. Hatalı müdahaleler göze zarar verir ve yabancı cismin çıkarılması da güçleşir. İlkyardımcı, kişinin gözlerini ovmasını önlemeli bol suyla yıkandıktan sonra gözlerini kapattırıp cismin gözyaşı ile çıkmasını beklemelidir. Bu olmuyor ve cisim gözle görülebiliyorsa temiz bir bez parçasının kenarı ile alınabilir. Çıkartma işleminden pamuk kullanılmaz. Yabancı cisim yine çıkmıyorsa kişi nakledilir.

Kulakta Yabancı Cisim
Kulağa nohut, mercimek gibi gıdalar, boncuk tanesi, böcek ya da bitki parçaları kaza ile kaçabilir. Özellikle böcekler hareket ve sesleri ile çok rahatsızlık verir. Su ile şişen tahıllar ve kuru baklagillerin çıkarılması çok zorlaşır. Bazen kulağı temizlemekte kullanılan pamuk, çöpler kulakta kalabilir.

Kulaktaki yabancı cisimleri çıkartmak için sivri, uzun cisimler sokmak doğru değildir. Kulak yere bakar durumda iken kulak kepçesi küçük çocukta geriye ve aşağıya büyükte geriye ve yukarıya çekilerek cisim çıkarılır. Böcekler ışık tutularak dışarıya çıkarılabilir. Başarı olunamazsa kişi nakledilir.

Burunda Yabancı Cisim
Çocuklarda görülebilir. Buruna sivri, uzun cisimler sokmamak gerekir. Yabancı cismin olduğu tarafın karşısındaki burun köküne bastırılarak kişi sümkürtülür. Başarılı olunamazsa kişi nakledilir.

Boğazda Yabancı Cisim
Boğaza takılan yabancı cisim, elle ulaşılabiliyorsa elle çıkarılır. Aksi takdirde çocuksa baş aşağı tutularak, büyükçe iki kürek kemiği arasına vurularak yardım edilir.

Yabancıı Cisimlerin Yutulması
Yutulan cisim küçük, düzgün kenarlı ise kendiliğinden çıkacaktır. Müdahale gereksizdir. Sivri, uzun, batıcı, kesici cisimler yatılmış ise acilen nakledilir.

26-11-2006 01:33
Yabancı..

YANIK
Doğrudan ateş ya da yüksek ısı veren fiziksel kimyasal etkenlerl karşılaşma sonucu yanıklar oluşur. Bu etkenler ateş, elektrik, güneş, sıcak su ya da yağ, kimyasal maddeler, sıcak metal cisimler olabilir.

Yanık cilt, açık yara gibi değerlendirilmelidir. Vücut bu kısımdan su kaybeder ve açık yara gibi mikroplanmaya açıktır. Toplam vücut yüzeyinin %20'sinden fazlasını etkileyen yanıklar yaşamsal tehlike doğurur.

Yanıklar, ortaya çıkan tahribata göre derecelendirilir.

1. Derece Yanıklar

En çok güneşte fazla kalma nedeniyle olur.
Cildin kızarması ve şiddetli ağrı ile tanınır.
Kendiliğinden iyileşip, cilt normal görünümünü alabilir.


Elbisesi tutuşan kişi yere yatıp kendi etrafında dönmelidir

2. Derece Yanıklar

Kızarıklığa ek olarak su dolu keseciklerin görünmesi ile tanınır.
En sık sıcak sıvılar ile olur.Ağrılı ve ciddi yanıklardır.
Su keselerini patlatmak sakıncalıdır.
Doğru bakım yapılmaz ise iz kalır. Mikrop üremesine açıktır.
3. Derece Yanıklar
Cildin tamamı etkilenmiştir. Ağrı azdır. Hayati tehlike yaratacak sıvı kayıpları ve iltihaplanmalar mümkündür.
Yanıklarda ilkyardımcının ilk amacı, yanığa neden olan madde ya da kaynağın uzaklaştırılmasıdır.
Tutuşmuş kazazedenin kaçması önlenir. Üzerine bir örtü atılarak ya da yuvarlanarak söndürülür.
Yanıklı kazazede soyulurken cilt de soyulabileceğinden elbiseler kesilerek çıkartılır.
Tüm yanıklarda ilk yapılacak işlem, yanık bölgenin ağrı geçene ve sonra 10 dakika kadar soğuk suda tutulmasıdır.
Yaralının üzerinde yüzük, bilezik, saat, künye varsa çıkarılır.
Yanık bölge üzeri ıslak, temiz bir bezle örtülür.
Bu nitelikte malzeme yoksa açık bırakılır.
Bilinç açık ise ağızdan sulu gıdalar ve su verilir. Şoka karşı uygun pozisyonda tutulur.
İkinci ve üçüncü derece yanıklar var ise kişi nakledilir.
SICAK ÇARPMASI
Güneşte fazla kalma sonucu ortaya çıkar. Güneş çarpması olarak da bilinir. Kazazede aşırı terlemektedir ya da terlemiştir. Vücut sıcaklığı 40 derece ya da üzerinde olabilir. Nabız hızlı, bilinç bulanıktır. Aşırı susuzluk hissi, halsizlik ve ağrılar vardır.


Bilinç kapalı ise;
Kazazede gölge, serin bir yere taşınır.
ABC kontrol edilir, serinletilir.

Bilinç açık ise


Kazazede serin bir yere taşınır, yarı oturur pozisyon verilir.
Su serpme, ıslak havlu ve hava akımı kullanılarak (yelpaze, vantilatör vb.) serinletilir, su ve alkolsüz içecekler verilir.
Fazla giysileri çıkarılır.

SUDA BOĞULMA

Havuz ya da denizde çırpınmakta olan kişiye suda kurtarmaalmamış kişilerin, yüzme bilseler dahi yaklaşmaması gerekir.
Bir tekne ile yaklaşmak mümkün değil ise, ipe bağlı bir can simidi ya da tahta parçası, çırpınan kişiye yardım amacı ile atılabilir.
Uzun bir sırık ya da ip ile kişiye ulaşmak denenebilir. Bunlar yapılamıyorsa, çırpınmaların bitmesi beklenir .
Tekneye ya da sahile çıkarılan kazazedenin ABC’si kontrol edilir.
Normal solunum ve dolaşım sağlandıktan sonra bilincin durumuna göre pozisyon verilir.
Üzeri örtülerek nakledilir.
HAYVAN ISIRIĞI
Bir tahrik olmaksınız saldırarak ısıran kedi ya da köpeğin kuduz olmasından şüphe edilmelidir. Kuduz mikrobu ısırılmış bölgeden vücuda girer. Isıran hayvanın gözlem altına alınması gerekir.

Isırılma halinde, ısırık yeri hemen bol su ve sabun ile iyice yıkanır. Kazazede yürütülmeden nakledilmelidir.
Arı Sokması

İğnenin girdiği yerde kızarıklık, ağrı, kaşıntı, şişme olabilir. İğne hala ciltte ise düzgünce çıkarılır. İğne yerine buz koyarak soğutma yapılır. Alerjisi olanlar, astımlılar, ağızdan sokulanlar, çok sayıda arı tarafından sokulanların hemen nakli gerekir.
Yılan Sokması

Yılan zehirlenmelerinde ısırık yerinde ağrı, şişlik, morluk, hassasiyet vardır. Sokulan yer hareket ettirilmeden yıkanır. Isırılan yerin birkaç cm yukarısına boğucu sargı uygulanır. Isırık yeri 0.5 cm kesilerek ve elle sıvazlanarak zehrin kısmen çıkması sağlanır. Yaranın emilmesi etkili değildir ve zararlı olabileceği için uygulanmamalıdır. Isırık yerine buz uygulanabilir. Kişinin yatarak nakli sağlanır.
Akrep Sokması

Akrep sokmasında yara yerinde ağrı ve uyuşukluk olur. Solunum bozulabilir. Sokulan bölge yıkanır, buzla soğutulur, sokulan kol veya bacakla vücut arasına boğucu sargı uygulanılarak akrep antiserumu bulunabilecek bir merkeze yatarak nakledilir.

26-11-2006 01:34
Yabancı..

Yüksekten düşen, üzerine bir cisim düşen, trafik kazası geçiren kazazedelerde kırık, çıkık ve burkulmalara sıklıkla rastlanır. Kırıklar, büyük kemik kırıklarında görülebilen iç kanamalar dışında, hayatı doğrudan tehdit etmeyen olaylardır. Bununla birlikte, hatalı yaklaşımlar sonucu bir boyun ya da omurga kırığı olan kazazede felç kalabilir, kol yada bacak kemiği kırık bir kazazedede kol ve bacak damarları ve sinirleri kesilip durum ağırlaşabilir, yerine takma çabası içine girilen omuz çıkığı ameliyatla dahi düzelemeyecek hale gelebilir.
Kırık, çıkık, burkulma gibi kemik ve eklemi ilgilendiren olaylarda ilkyardımcının temel hedefi, sorunlu vücut uzantısı ya da bölümünü hareketsiz hale getirerek, kazazedenin durumunun kötüleşmesini önlemek, ağrısız ve güvenli bir şekilde naklini sağlamaktır.

Kırıklarda İlkyardım
Kemik bütünlüğünün çarpma ya da düşme sonucu ortadan kalkmasına kırık denir. Kırık kemik parçaları cildi delerek dışarıya çıkmış ise buna açık kırık, cilt sağlam ise kapalı kırık olarak tanımlanır.

Aşağıdaki maddelerin birkaçının varlığında kırıktan şüphelenmek gerekir.

- Düşme, üzerine düşme, çarpma tarif edilmesi
- Sorunlu bölgede hareketle ya da temasla çok şiddetlenen ağrı
- İlgili vücut bölümünde şekil bozukluğu, simetrinin kaybolması
- Kırılma sırası ya da sonrasında kırık sürtünme sesinin duyulmuş olması
- Kırık bölgesinde şişlik, morarma ,
- Kol ya da bacakta kısalma
- Eklem olmayan bir yerde, eklem varmış gibi açılaşma olması
- Deriyi parçalamış kırık kemik ucunun dışarıdan görülmesi
- Hareket kısıtlılığı ya da hiç hareket ettirememe
- İlgili bölgede hissetmede azalma, uyuşma, karıncalanma
- Dolaşımda aksama sonucu soğuma

Kırığı olan, ya da kırık şüpheli kazazedeye ilkyardım uygularken, aşağıdaki ilkelere uymak gerekir:

- Kırık olmadığına kanaat getirilmiş bir kazazede kesinlikle yerinden oynatılmamalıdır. Kırık bölgenin hareket ettirilmesi sonucu kırık parçanın keskin kenarı etrafındaki bir damar ya da siniri kesebilir, kas dokusunu zedeleyebilir.
- Kazazedenin oturması ya da sağa sola kımıldamasına izin verilmez, kırık şüpheli bölge hareketsizleştirilmeden taşıma yapılmaz.
- Kaza ortamında hayatı tehdit eden bir zararlı etkenin bulunmadığı her durumda kırığa müdahale bulunduğu ortamda yapılır.
- Kırık açık kırık şeklinde ve kopuk kemik parçaları görünüyorsa parçalara dokunulmaz.
- Kırıklı uzvun bileğinden nabız ve bölgede kanama olup olmadığı kontrol edilmelidir.
- Açık kırıklarda görünen kemik parçasını içeri sokmaya, kemik uçlarım birleştirmeye, kol ya da bacakta bozulmuş şekli düzeltmeye çalışmamak gerekir.
- Kırıkla beraber kanama-şok belirtileri varsa öncelikle bunlara müdahale edilir.
- Boyun kırıklarında hatalı taşıma ve gereksiz hareketler omurilik zedelenmesi sonucu tüm vücutta felçle sonuçlanabilir. Boynun desteklenmesi ve hareketsizleştirme hayati önem taşır.
- Başa gelen darbeden sonra burun ve kulaktan su gelmesi; gözlük şeklinde morarma, bayılma, uyku hali, nabız ve solunum zayıflaması, gözbebeklerinde büyüklük farkı, püskürür tarz kusma, kafa kemiklerinde çökme şeklinde şekil bozukluğu varsa; kafatasında kırıkla beraber beyinde de sıkıntı var denektir. Acilen kazazedenin nakli gerekir.
- Sorunlu bölgenin hareketsizleştirilmesi, yani tespit edilmesi ağrıyı azaltacak, kırık uçlarının çevre dokuları zedelemesini önleyerek, kırık uçların birbirinden ayrılması ya da deriden dışarı çıkmasına engel olacaktır. Böylece iyileşme de daha kolay olacaktır.
- Tespit işlemi, kırık kemikleri ilgilendiren iki eklemin sert-uzun bir cismin yardımıyla hareketsiz hale getirilmesidir. Bu amaçla kullanılacak standart malzemenin bulunmadığı yerlerde ilkyardımcı pratik çözümler aramalıdır. Bir dal parçası, katlanmış gazeteler, karton kutular, baston ya da şemsiye atelle tespitte, kazak-ceket gömlek vb. eşyalar askı ile tespitte, kemer, kravat, gömlek kolu gibi eşyalar sargı olarak kullanılabilir. Hiçbir malzeme bulunamaz ise kazazedenin sağlam bacağı kırık bacağa atel olabilir
Kol ve Bacakta kırık
Çıkıklarda İlkyardım
Bir eklemi meydana getiren kemiklerden birinin, bir dış etki sonucu normalde bulunduğu yerden ayrılmasına çıkık denir. Eklem bağlarının normalde izin vermeyeceği bir harekete zorlanan kemik bağları, aralayarak ya da yırtarak yerinden uzaklaşır.
- Eklemin ve vücut uzantısının görünümünde bozukluk
- Ağrı nedeniyle kısıtlanmış ya da tamamen ortadan kalkmış hareket
- Hassasiyet ve şişlik görülmesi çıkık düşündürmelidir.

Çıkmış bir kemiği, eklem boşluğuna ancak yetkili ve deneyimli bir kişi yeniden yerleştirebilir. Yetkisiz kişilerce yapılan denemeler ise damar-sinir sıkışmalarına, eklem bağlarının düzelemeyecek ölçüde tahrip olmasına, sık sık çıkığın tekrar etmesine (alışkanlık çıkığı) neden olabilir. İlkyardımcın görevi, yetkili ve deneyimli bir sağlıkçıya ulaşana kadar çıkık eklem bölgesini hareketsiz hale getirmektir. Bu amaçla askı, atel ve sargı uygulamaları
yapılır

Burkulmada İlkyardım
Eklem bağlarının kopması, ya da kısmen zedelenmesine burkulma denir. Ağrı, hassasiyet, şişlik ve morluk görülebilir. Zorlanan eklem buz torbası ve benzer uygulamalarla soğutulur. Varsa, elastik bandaj uygulanarak şişlik önlenmeye çalışılır. Zedeli eklem kullanılmadan ve hareket ettirilmeden, mümkünse yukarıda tutularak taşınır.


26-11-2006 01:35
Yabancı..

Şok

--------------------------------------------------------------------------------

Değişik nedenlerle kalbin pompalama etkinliğinin zayıflaması, ya da, damarlarda pompalanacak yeterli kan olmaması halinde, ciltte, bilinçte ve kaslarda ortaya çıkan ilerleyici nitelikte belirtilerin tümüne şok denir. Müdahale edilmezse, belirtiler ilerler, kişi ölebilir.
Aşırı kanamalar, ishal, yanıklar, kusma, kalp krizi, aşırı korku ve heyecan, allerjik olaylar, aşırı ağrılı olaylar şok nedeni olabilir.

Şok belirtileri:
- Soğuk, soluk, nemli deri
- Eller ve ayaklarda soğuma, his kaybı
- Nabız sayısında artma, nabızın zayıflaması
- Solunumun sayıca artması, ancak yüzeyselleşmesi
- Göz kararması, halsizlik
- Bulantı, kusma
- Huzursuzluk
- Aşırı susuzluk hissi, ağızın kurumasıdır.

Başlangıçta açık ya da bulanık olabilen bilinç, zamanla kapanabilir. Şokla mücadelede temel ilke, kan kaybı varsa daha fazla kaybın önlenmesi, mevcut kanın daha hayati organlarca kullanılması için uygun pozisyon verilmesidir.

Şok pozisyonu için kazazede, bilinci açıksa sırtüstü, bilinci kapalı ise, yan güvenli pozisyonda yatırılır. Daha sonra ayakları 30 cm yukarı kaldırılır. Üzeri battaniye ile örtülür ve 112’ye haber verilir.



Bilinç Kaybı


--------------------------------------------------------------------------------

Beyine giden kan miktarının azalması sonucu, beş duyu organından gelen uyarılara geçici olarak cevap verememe haline bilinç kaybı, ya da bayılma denir. Bu durumdaki bir kişi, sözle ya da dokunarak kendisine ulaşmaya çalışan ilkyardımcıya cevap veremez, ancak, ağrı yaratan bir uyarana refleks karşılık verir.
Basit bayılmalar genellikle uzun süren açlıklar, ağır yorgunluk, uykusuzluk, ani korku ya da acılar sonucu olarak ortaya çıkar.

Bu durumdaki bir kazazedeye ağızdan yiyecek, içecek verilmez, giysileri rahatlatılır, ayakları yukarıya kaldırılır, kusma olabileceği için yan güvenli pozisyonda tutulur. Kendine gelmeye başlayan kazazede hemen ayağa kaldırılıp, yürümeye zorlanmamalıdır.

Koma


--------------------------------------------------------------------------------

Bilinç kaybının en ileri durumu komadır. Sözlü uyaranlara ek olarak, komadaki kişi ağrılı uyarılara da cevap vermez. Kolunun kuvvetli bir şeklide cimdiklenmesine, hatta cildine batırılacak bir iğneye hiçbir tepki vermez. Beyin hücreleri canlılığını hala koruyor olmakla beraber, hiçbir uyarıya cevap çıkartamayacak ölçüde sıkıntıdadır.
Koma Nedenleri:
- Ağır kafa darbeleri (kafada darbe izleri, nedensiz püskürür tarz kusma)
- Beyin kanamaları ve inme (cebinden tansiyon ilacı çıkabilir, yüz ve vücut simetrisi bozuktur)
- Beyin tümörleri (düzensiz, şiddetli baş ağrıları ve çeşitli belirtiler)
- Beyin zarının iltihabi hastalıkları (yüksek ateş, ciltte döküntüler)
- İlaç zehirlenmesi (etrafta boş ilaç şişesi ya da enjektör, kusmukta ilaç)
- Aşırı alkol alımı (nefesinde alkol kokusu)
- Karaciğer yetmezliği (ince, bitkin bir vücut, bazen şişmiş bir karın)
- Üre birikimi (cilt renginde değişiklik, zihinsel sorunlar, halsizlik)
- Şeker hastalığı (nefesi meyva kokar, kalp hızlı, cilt kuru ve sıcaktır, karın ağrısı kusma)

Komadaki kazazedenin özellikleri:
- Yardım isteyemez, kolayca zarar görebilir
- Dikkatli incelenmezse öldüğü sanılabilir
- Solunum ve dolaşımın bozulma riski vardır
- Soluk yolu her an tıkanabilir
- Her an kusabilir
- Göz kapağı refleksi bozulmuştur
- Öğürme ve öksürük refleksi çalışmayabilir

Komadaki kazazedeye müdahale ABC ile başlar. Solunum ve dolaşım normal ise koma pozisyonunda (yan güvenli pozisyon) tutulur ve nakledilir. Nedene uygun müdahalelerle yaşamı kurtulup, zaman içinde tamamen normale de dönebilir.



Elektrik Çarpması


--------------------------------------------------------------------------------

Elektrik çarpması evlerdeki pirizler-elektrikli aletlerden kaynaklanan elektrik kaçakları, enerji iletim kablolarının kopması ya da direklere tırmanılması, yıldırım düşmesi ile ortaya çıkabilir.
Deri üzerinde yanık, solunum ve dolaşım sisteminde bozukluk, bilinç kaybı sonucu düşme ve buna bağlı kırıklar elektrik çarpmasının muhtemel sonuçlarıdır. Elektrik çarpmasının damarlar üzerindeki etkisi, kalıcı, geç ortaya çıkan sorunlar yaratabilir. Tellere asılı, ya da elektrik tellerine temas halinde yerde yatarken bulunan kişide, elektrik çarpması düşünülmelidir. Bazen kazazede bayılmadan önce kablodan ayrılmayı başarmış olabilir. Kimi kısa süreli, düşük voltajlı elektrik çarpmalarında kazazedenin bilinci açık olup, cilt üzerinde dahi hiç iz bulunamayabilir.

İlkyardım Müdahalesi Üç Aşamadan Oluşur:
1. Elektrik akımı şalterden kesilmeli, bu yapılamıyorsa çıplak kablo ile kazazedenin teması iletken olmayan bir cisim kullanılarak kesilmelidir.
2. Kaza ortamında hemen ilkyardımın ABC’si kontrol edilmeli ve sağlanmalı, bilinç kaybı var ise koma pozisyonu verilmelidir.
3. Yanık varsa bakımı yapılır, fiziksel ve psikolojik olarak rahatlatılır, kazazede ayağa kaldırılmadan nakli sağlanır. Düşmeye bağlı kırık varsa tespit işleminden sonra nakil gerçekleştirilir.

Donuk


--------------------------------------------------------------------------------

Aşırı soğuk ortamda uzun süre kalınması sonucu donma ortaya çıkar. Kazazede halsiz, uykuludur. Donuk vücut bölümleri beyaz, sert, soğuktur. Henüz donmamış kısımlar kızarık olabilir. Hareketleri ağır ve ağrılıdır. Ciltte su dolu keseler görülebilir. Donmuş kısımlarda duyu kaybı vardır.
Karla ovuşturmak, masaj yapmak, kumaş parçaları sürterek ısıtmaya çalışmak, sıcak odaya ya da sıcak suya sokmak, bandaj yapmak, cilde ilaçlar sürmek, alkol ya da sigara vermek sakıncalıdır.

İlkyardımcı önce kazazedenin ıslak giysilerini çıkartıp kurumasını sağlamalıdır. Donmuş bölgeler temas, sürtünme, doğrudan ısıdan korunmalı, yüksekte tutularak bir battaniye ile sarılmalıdır. Isıtma işlemi yavaş ve aşamalı olarak yapılmalıdır. Ilık su bu amaçla kullanılabilir. Kazazedeye ılık içecekler ve şekerli sıvı gıdalar verilebilir.


26-11-2006 01:37
Yabancı..



26-11-2006 01:37
Yabancı..

SARA (EPİLEPSİ) NÖBETİ'NDE İLK YARDIM

Hemen hepimiz sokak ve caddelerde, kalabalık ortamlarda veya işyerlerimizde aniden yere düşen, vücudunda yaygın kasılma ve titremeler gözlenen, ağzından tükürük benzeRi köpüklü salgılar çıkaran kişiler görmüşüzdür.

Böyle kişilerin etrafında biriken insanların konuşmalarından anladığımız kadarıyla, ortada sara nöbeti geçiren birisi vardır.

Gerçekte sara dediğimiz rahatsızlık, tıp diliyle epilepsi adı verilen beyindeki sinir hücrelerinden bir bölümününm diğerleri ile koordineli olarak çalışmayarak kendiliklerinden bir takım uyarılar üretmeleri sonucu oluşan bir sinir sistemi hastalığıdır.

Epilepsi nöbetleri esnasında, merkezi sinir sistemindeki koordinasyon bozukluğu nedeniyle bir takım organlar istemsiz olarak fonksiyon gösterirler. Kol vebacaklarda kasılmalar, çene kaslarında kasılma gelişebilir. Buna bağlı olarak kişi dilini ısırabilir, solunuma yardımcı kaslardaki kasılmalar soluk alma vermede düzensizlik yaratır, idrar tutmayı sağlayan kaslarda gevşeme oluştuğu için idrar kaçırma gözükür. Bilinç kaybolur ve buna bağlı olarak her türlü bilinçli algı kapanır.

Bu durumdaki bir kişinin karşı karşıya olduğu en büyük tehlike, hava yolunda gelişebilecek bir tıkanma yüzünden solunum durması ve kasılmalar sırsındaki istemsiz kas hareketleri yüzünden vücuttaki hareketli organlarda yaralanmalar meydana gelmesidir.

Nöbet geçiren kişiyi bu tehlikelerden korumak için;

1- Hava yolunu, başı alından geriye bastırarak açık tutmak,
2- Eğer çene kaslarındaki kasılma yüzünden çenesi kilitlenip kapanmadıysa ağız çene içine sert olmayan bir cisim sokmak, (rulo haline getirilmiş kumaş havlu gibi)
3- Başını yere çarpmasını engellemek için diğer el ile sabit tutmaya çalışmak,
4- Etraftaki kesici delici cisimleri uzaklaştırarak kol ve bacaklarını yaralamasını önlemek gereklidir.

Epilepsi nöbeti başladığı gibi kendiliğinden sonlanır. Nöbet sonrası kişi gevşemiş ve bilinci bulanık halde olur. Bazı durumlarda uykuya bile kalbilir. Nöbet bittikten sonra kişiyi en yakın sağlık kurumuna götürmek veya 112’ yi arayarak sağlık ekibinin olay yerine gelmesini sağlamak doğru bir davranıştır.

Bu tür olaylarda, etrafta toplanan insanların nöbet geçiren kişinin ağzına kaşık, anahtarlık, tahta cisimler sokmaya çalışması, soğan koklatması, kişiyi suyla ıslatması, kol ve bacaklarına bastırarak kasılmaları önlemeye çalışması sık karşılaşılan ama hiçbir faydası olmayan hatalı davranışlardır.

Bu tür yaklaşımları engellemek bile nöbet geçiren kişiye daha fazla yarar sağlayacaktır.

KALP KRİZİ'NDE İLK YARDIM

Kalp krizi geçiren bir kişiyle karşılaşmak, ilkyardım hakkında bilgisi olmayan herkes için sarsıcı bir deneyimdir. Öncelikle kişinin kalp krizi geçirdiğine ikna olmak, bu nedenle en sık karşılaşılan belirtileri ayırtetmek gerekir.

Kişinin soğuk, soluk ve nemli bir cildi varsa, bilinci kapalı ise, şiddetli göğüs, sırt veya omuz ağrısından şikayet ediyor ise, kaygılı ve sıkıntılı bir ruh halinde ise, tansiyonu düştüğü için ayakta durmakta güçlük çekiyorsa, solunumu düzensizleşmiş ve sıklaşmış, nabzı hızlanmış ise kalp krizinden şüphe edilmelidir.

Bu durumdaki bir kişiye yaklaşım, olay yerine derhal bir sağlık ekibi çağrılması ile beraber yürütülmelidir.

İlk olarak kişiyi sakinleştirmek, hareket etmesine izin verilmeden bulunduğu yerde yatar pozisyona getirmek, kravat, düğme, kemer, fular gibi aksesuarları gevşetmek veya çıkarmak, temiz hava almasını sağlamak için etraftaki olası kalbalığı dağıtmak iç mekanda ise pencere kapı açmak, hiçbirşey yemesine ve içmesine izin vermemek, eğer varsa daha önceden kullandığı veya yanında taşıdığı ilaçları dışında hiçbir ilaç vermemek gerekir.

Kriz geçiren kişinin sağlık ekibinin ulaşması mümkün olmayan bir yerde bulunması halinde, kişi aynı pozisyonda derhal en yakın sağlık kurumuna taşınmalıdır. Kesinlikle yürütülmemelidir.

Kapl krizi; geçiren kişi için hayati tehlike arzeden ciddi bir durumdur. Böyle bir durumda gerekli eğitimi almamış insanların ilkyardım uygulamalarından olan suni solunum ve kalp msajını uygulamaları son derece yanlıştır. Kişinin solunum ve dolaşımını doğru bir şekilde değerlendirip gerekli uygulamayı yapmak, özel bilgi ve beceri gerektirir.

Bu yüzden ilkyardım eğitimi almamış kişilerin olaya müdehaleye yaklaşımları buradaki bilgilerle sınırlı kalmalıdır.

26-11-2006 01:38
Yabancı..

Yumuşak Doku Yaralanmaları
--------------------------------------------------------------------------------

Hazırlayan: Yrd. Doç.Dr. Hakan Yaman
Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Spor Hekimliği AD, Isparta

Dinlenme, Soğutma, Sıkıştırma ve Yükseltme yöntemiyle (DSSY) ağrı ve şişliği azaltabilirsiniz.
Yaralanmalardan sonra dokuda hasar oluşur, dokuda sıvı birikir ve o bölge şişmeye başlar. Şişlik eklemin hareketini azaltacak ve çok şişerse ağrı yaratacaktır. Bunları engellemek için erkenden DSSY ile müdahale etmeniz yakınmalarınızı giderecektir.

Dinlenme
Dinenme yaralanmanın daha kötüleşmesini engellemektedir. Yaralanmayı göz ardı ederseniz yaranız daha da kötü bir hal alacaktır. Bu tabi ki tamamen hareketsiz kalmanız gerektiği anlamına gelmez. Göreceli olarak hareketsiz kalmanız uygun olur. Yani ağrı oluşturmayacak etkinliklerde bulunabilirsiniz. Ancak ağrı olursa, canınızı yakmayacak başka hareketlere geçebilirsiniz.

Soğutma
Soğutma ağrıdan Sizi kurtarır. Yaralı bölgeye soğuk uygulamanız, yüzeyel dokunun kan akışını artıracaktır, ancak derin dokuları soğutup kanlanmayı azaltacaktır. Böylece oralardaki kanamalar duracaktır. Soğuk uygulamak için bir buz torbasını hemen kullanabilirsiniz. Yaralı bölgeye 20-30 dak. uygulama hem şişi gidermeye, hem de ağrınızı azaltmaya yardımcı olacaktır. Buz torbasının derinize zararlı olmaması için, torba ile deri arasına ince bir bez koyunuz.
Buz uyguladığınız bölgeler beyazlaşıp, morarıyorsa buz uygulamasını hemen kesmelisiniz. Buz uygulamasını 2 saatte bir yapabilirsiniz. Daha sık uygulama yapmanızın yararı yoktur.

Sıkıştırma
Sıkıştırma yaralı bölgenizde sıvı birikmesini engeller. Sıkıştırma için bir elastik bandı sarmanız Size yeterli gelecektir. Bandajı çok sıkı sarmayın ve dört saatte bir yeniden sarın. Sıkıştırma şişmeyi azaltabileceği gibi, ağrıyı da dindirmektedir.

Yükseltme
Yükseltme, yükselttiğiniz bölgedeki sıvının yer çekimine uyarak aşağılara akmasını sağlar ve kaldırdığınız yaralı bölgenin şişliğini giderir. Tabi bu uygulama sadece el, kol, bacak gibi bölgeler için geçerlidir.

DSSY Size yaralanmanızın erken dönemini mümkün olduğu kadar kolay ve çabuk atlatmanıza yardımcı olacaktır. Ancak dokularını tam iyileştiğine dair tam bir güvence vermemektedir. Dokuların iyileşmesi için biraz daha süre gerekir, kendinizi bu süre boyunca korumalısınız. Hekiminizin Size önerdiği ve yaralı bölgenize iyi gelecek alıştırmaları ve uygulamaları yapmanız gerekecek.

Yaralanmaların erken döneminde sıcaklık uygulamasının yeri yoktur. Ancak yaralanmadan 48-72 saat sonra sıcaklık uygulayabilirsiniz. Ancak ısıya bağlı şişme oluşursa sıcağı kesiniz.


26-11-2006 01:39
Yabancı..

Emniyet Kemeri Yaralanmaları

--------------------------------------------------------------------------------

Hazırlayan: Prof. Dr. İ. Hamit Hancı
Türkiye Trafik Güvenliği Vakfı Kurucu Başkanı

Motorlu araç kazaları 40 yaş altındakiler için en önemli ölüm sebeplerinden biridir. Motorlu taşıt kullananların ve yolcuların zorunlu olarak güvenlik kemeri bağlamaları gibi önlemlerin başlıca amacı kişiyi korumakla birlikte, ikincil amacı hastanelerin yükünü azaltmak ve bir aile reisinin kaza ile ölmesinin ya da sakat kalmasının toplum için yarattığı ekonomik yükü daha da ağırlaştırmaktan sakınmaktır.

Emniyet kemeri uygulamasının başlanmasıyla dünyada trafik kazalarında ölüm ve ciddi yaralanma oranlarının önemli ölçüde azaldığı görülmektedir. Emniyet kemeri kullanımının trafik kazalarında ölüm oranını % 40-50, ciddi yaralanmaları % 35-60, hastane başvurularını % 64 oranında azalttığı belirtilmektedir. Arka koltukta oturanlarda ise ölüm oranını % 18 azaltmaktadır.

Ölümcül olmayan kazaların kurbanlarından, kemerli olanlar kemersiz olanlardan daha hafif yaralanmakta ve tedavi masrafları daha az olmaktadır.

Genelde araçlarda omuz-kucak tipi 3 noktadan bağlı emniyet kemerleri kullanılmaktadır. Bunlar yavaş harekete izin veren, ani çekilmede tutukluk yapan ve vücudun etrafını otomatik olarak sıkıştıran cinstendirler.

Emniyet kemeri kullanımından önce yolcuların başı arabanın ön paneline , yüzü ya da göğsü direksiyona , vücudu kapılara ya da tavana çarpmakta , kişi arabadan fırlamakta , göğüs kemiği ve çok sayıda kaburga kırıkları olmaktaydı. En sık görülen karın içi yaralanma Karaciğer, dalak gibi sert organların yaralanmasıydı.


Emniyet kemeri kullanımı ölümü, yüz yaralanmalarını ve göz hasarlarını belirgin şekilde azaltmaktadır.

Emniyet kemeri sistemleri önden çarpmalarda , yandan çarpmalara göre daha yüksek koruma sağlamaktadır.

Trafik kazalarında ölümlerin %25'i araçtan fırlama ile olmakta emniyet kemeri öncelikle bunu önlemektedir.

Yapılan bir çalışmada saatte 95 km. den az hızla giderken olan çarpışmalarda kemer kullananlarda ölüm olayına rastlanmadığı , ancak kemersizlerde 20 km. de bile ölümcül yaralanmalar olduğu belirtilmiştir.

Emniyet kemeri takmayan bir sürücü saatte 50 km. hızla sabit bir yere çarptığında göğsünün direksiyona çarpma olasılığı yüksektir. Kemersiz sürücü direksiyona yada kokpite çarpabilir, arabadan fırlayabilir.

Yan Etkileri
Emniyet kemeri kullanımı ölüm ve ağır yaralanma oranlarını azaltmış, trafik kazası yaralanmalarının çehresini değiştirmiş ama yaralanma riskini tamamen yok edememiştir. 1960'larda kullanılmaya başlanması ile beraber yeni tip yaralanmalar ortaya çıkmıştır.


Kemerin omuz ve kucak bölümleri vardır. Kucak bölümündeki parçanın mide , ince barsak , karaciğer , dalak ve bel omurları ya da omurilik yaralanmasına neden olması durumuna "emniyet kemeri sendromu" denilmektedir.

Kemer yaralanmaları basitten ölümcüle kadar farklılık gösterebilir. En sık karşılaşılan yaralar karın ve göğüs duvarında görülen sıyrıklardır ama tehlikeli yaralanmalar iç organlarda görülür. Emniyet kemerleri nadirende olsa ciddi yaralanma yapabilir. Emniyet kemeri kullanmayanlarda en çok görülen karın yaralanması karaciğer ve dalak gibi katı organ yırtılmalarıdır. Kemer kullanımıyla bunlar azalırken, kalın barsak ve ince barsak gibi içi boş organların yaralanmaları artmıştır. Bunun sebebinin karın duvarı ve iç organların kemer ile omurga arasında sıkışması ve iç basınçlarının ani olarak artması olduğu düşünülmektedir.

Acil servis personeli düşük hızlı çarpışmalarda bile bu tip hızlı ölümcül karın yaralanmalarına karşı uyanık olmalıdır.

Yine omuz-kucak tipi denilen 3 noktadan bağlı emniyet kemerleri çarpma anında etkiyi direk olarak vücuda aktarmakta , köprücük ve göğüs kemiği ,boyun ve göğüs omurlarında kırık , kalp ,boyun ve karın damarlarında yaralanmaya ve omuz çıkıklarına yol açmaktadır.

Bazı kadınlarda kemer kullanımında, normal kullanımda bile meme basısı ve meme yaralanmaları olmaktadır.

Uygunsuz pozisyonda takılmış emniyet kemeri yemek borusunda da yaralanmaya yol açabimektedir .

Çocuklarda Eminiyet Kemeri
Emniyet kemerleri büyükler için dizayn edilmiştir. Bu yüzden kemer kullanımının artmasıyla çocuklarda kemerin yanlış kullanılması ile ilgili yaralanmalar artmıştır. Kucak omuz kemerlerinin dizaynının çocuklara uygun olmayışı ve çocukların omuz kemerinin üstüne yaslanması veya koltuk altından geçirmeleri nedeniyle boyun ve yüz yaralanmaları görülebilir. Kişi bağ için çok küçükse vücut kemerin altına kayabilir, kemer boynun etrafına dolanabilir ve kişi boğulabilir. .


Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre araçlarda emniyet kemeri takma mecburiyeti getirilmiştir. Aynı yönetmeliğe göre taşıtlarda sürücü yanındaki ön koltukta 10 yaşından küçük çocukların oturması yasaktır.

Çocuklar, büyüklere oranla anatomik farklılıkları nedeniyle daha fazla etkilenirler. Çocuklarda daha az gelişmiş bulunan omurganın arka bağları büyüklerden daha kolay yırtılır, kemerin destek aldığı kalça (leğen kemiği) çıkıntıları çocuklarda daha az gelişmiştir.

Kemer takmış hamile kadınlarda düşük görülebilir, rahim ve bebek yaralanmaları olabilir , ancak kullanılmadığı taktirde sonuçlar muhtemelen daha kötü olacaktır.

Karşı Çıkanlar
Kemerin takılmasının zorunluluğunu savunan çoğunluğun yanında , buna karşı çıkanlarda vardır. Bu kişiler, kişisel özgürlüğün bu zorlama ile zedelendiğini , kemerin ancak onu takanı koruduğunu, oysa yol kazalarının önlenmesinde hiçbir rol oynamadığını ileri sürmektedirler. Buna ayrıca şu örneği eklemektedirler. Araba derin suya battığında emniyet kemeri taşıtı kullananın ya da ön koltukta oturanın kaçmak için yapacağı hareketleri engelleyebilir. Arabanın birden yanıp alev aldığı zaman yanan arabadan kaçmanın engelleneceğini de söylemektedirler.


Antitez
Emniyet kemeri yaralanmalarına yol açan bir çarpışmada, emniyet kemeri giyilmediği taktirde daha ciddi yaralanma veya ölüm olabilir. Kaza sonrası yangın oldukça nadirdir. Yapılan bir çalışmada 1297 araba ölümünden sadece 24 ünün yanıktan olduğu ve bununda sadece üçünün yolcu arabası olduğu gösterilmiştir.


Araçta herhangi bir nedenle yangın çıkarsa, emniyet kemeri bağlı olduğunda araçtan çıkılamayacağı sanılır. Araştırmalar, çarpışmaya bağlı darbe sonucunda, araç içindekilerin çoğu kez bilincini kaybettiğini, bu nedenle dışarı çıkamadıklarını ve duman, alev, havasızlık nedeniyle öldüklerini göstermiştir. Çok kez kurtarma ekiplerinin de olay yerine geç gelmesi nedeniyle araç içindekiler yanmaktadırlar. Kemer kullanıldığında, çarpmadan sonra bilinç kaybı olmayacağından kemer çözülerek araç terkedilebilir.

Araç suya gömüldüğünde emniyet kemerli kişinin kurtulamayacağı düşünülebilir. Halbuki kemer kullanmayan kişiler göl, deniz veya nehire giren araç içinde yuvarlanarak bilinçlerini kaybedeceklerinden sudan çıkamayarak boğulurlar. Emniyet kemeri kullanıldığında bilinç kaybı oranı az olacağından kemer çözülerek kurtulanılabilir.

Yanlış Kullanım
Gevşek kemer sadece daha az etkili değil tehlikelide olabilir.

Temas alanını azaltan yanlış olarak ayarlanmış veya yerleştirilmiş kemerler (bükülmüş kemer gibi) yaralanma tehlikesini arttırır. Gevşek kemerler ani gerilme oluşmadan vücudun kemere ve öne doğru göreli olarak hareket etmesine izin verir

Ülkemizde Durum
Ülkemizde emniyet kemeri kullanma zorunluluğu şehir dışında 1985, şehir içinde 1992 de uygulanmaya başlandı. Denetimlerin ve tanıtımların etkisiz olması nedeniyle ülkemizde kullanılma oranı batıya göre düşüktür.


Yurt Dışı Çalışmalar
Yurt dışında yapılan çalışmalarda genç sürücülerin daha az kemer kullandıkları belirlenmiştir. Yine alkollü sürücüler , düşük eğitim seviyeliler, düşük gelirliler ve diğer konularda da sağlıklarına dikkat etmeyenler arasında kemer kullanım oranlarının düşük olduğu saptanmıştır.


Araştırmaların sonuçları yaralanmalı kazaya karışmış olan sürücülerin daha az kemer kullandıkları, bunların daha çok eski araba kullanan ve daha fazla trafik mahkumiyetleri olan ve daha fazla riske giren kişiler olduğunu göstermiştir. Kemersizler kemerlilere göre %20 daha fazla kaza kaydına sahiptiler ve kemersiz sürücülerin çoğu en az bir yaralanmalı kazaya karışmıştır.

Hava Yastıkları ve Emniyet Kemerleri
Pasİf güvenlik sistemlerinden biri olan hava yastıkları saatte 158-340 km hızla şişmektedirler. Yüzdeki temasta hız yaklaşık 74-296 km/saattir. Bu durumda emniyet kemeri takmamış sürücünün yüzü ve göğüs kemiği direk hava yastığına çarpmaktadır. Çarpışma anında şişen hava yastığına doğru hızla ileri fırlayan sürücünün göğsü havayastığının baskısına maruz kalmaktadır. Bu basıncın etkisiyle kalpte harabiyet meydana gelebileceği gibi , kaburga, göğüs kemiği ve omurganın üst kısımlarında kırıklar oluşabilmektedir.


Otobüsler ve Emniyet Kemerleri
Otobüsle yapılan yolcu taşımalarında bir kaza meydana geldiğinde, yaralanma ve ölümler uyuyan yolcularda daha yüksek oranlarda görülmektedir. Bu nedenle otobüslere yolcuların istedikleri zaman takabilmeleri için emniyet kemerleri yerleştirilmelidir.


Sonuç
Emniyet kemerleri ciddi karın yaralanmalarına yol açsalarda trafik kazalarında baş yaralanması ve ölüm oranlarını o kadar azaltmaktadırlar ki , kullanılmamaları tartışma konusu edilmemektedir. Emniyet kemerleri yaralanmayı azaltmaktadır ancak uygun biçimde takılmalıdırlar. Özellikle çocuklarda emniyet kemeriyle meydana gelen yaralanmaları azaltmak için kemer dizaynları yeniden gözden geçirilmeli ve kazada köprücük kemiği ve göğüs duvarına iletilen kuvveti daha iyi dağıtacak ve emebilecek şekilde düzenlenmelidir. Bebekler için kullanılan araba kotuklarına oturmak için büyük , ama erişkinlerin büyüklüğüne de erişmemiş çocukları korumak için yeni yöntemler geliştirilmelidir. Ayrıca sürücüler için emniyet kemeri ve hava yastığı kombinasyonu gibi daha koruyucu sistemler tüm araçlarda kullanılmalıdır.


Dikkat Edilmesi Gerekenler
Kemer araca girince oturuken hemen tutulup oturunca da takılmalıdır. Ondan sonra kontak anahtarı yerleştirilerek çalıştırılmalıdır.Emniyet kemeri gövde ve karna iyice uyum sağlamalıdır. Bunun için de emniyet kemeri, kemer ile gövde arasına bir yumruk girecek şekilde bağlanmalıdır. Kemer çok sıkı olursa, kişide göğüs ve karın baskısı, sıkıntı ve stress yapar. Çok gevşek olursa da amacına hizmet etmez. Gevşek kemer üzerine vücudun hızla bükülmesi sonucu organlar yaralanır. Çarpma ve vurmaları önleyemez. Sıktığı gerekçesiyle emniyet kemeri omuz yerine kotuk altından geçirilirse işlevini yerine getiremez.


Araçtan inileceği zaman emniyet kemeri gevşetilerek tokası yandaki askıya asılmalıdır. Kemer yerine asılmaz ve bol olarak bırakılırsa araçtan çıkış sırasında kişilerin ayaklarına dolanır. Bu da düşmeye ve bacak kırıklarına yol açabilir.

Kısa mesafeli yolculuklarda ve yavaş giden araçlarda da kemer kullanılmalıdır. Siz ne kadar yavaş kullansanızda karşıdan süratle gelen aracın çarpması ile ölüm ve yaralanma olabilir.

Dayanıklılıklarının azalmış olması nedeniyle kazaya maruz kalmış yada eskimiş emniyet kemerleri kullanılmamalıdır. Kemerler darbe yemiş, tamir görmemiş ya da otomobilin kapısına sıkıştırılarak dokusunda gözle görülmeyen hasarlar meydana getirilmiş olabilir.

Esnek kemerlerde yolcu daha rahat etmekte ve mekanizmaya yük daha yumuşak bir şekilde binmektedir. Sert ve esneklikleri düşük olan kemerler, yükün mekanizmaya şiddetli bir biçimde etki etmesine ve sistemin dağılmasına yol açabilir.

Emniyet kemeri nin yeri ve ayarlanması yaralanmayı önlemede önemlidir. Kemerin kucak bölümü karnın altında kalça çıkıntılarının üzerinde olmalıdır, çünkü kalça karnın yumuşak bölümlerini etkileyebilecek yüklenmeye karşı koyabilir. Omuz bölümü köprücük kemiği ve göğüs duvarının, güç yükünün bir kısmının emebileceği şekilde yerleştirilmelidir

26-11-2006 01:39
Yabancı..

Kalp Krizi
Şiddetli göğüs ağrısına şok belirtileri eklenen bir kişinin kalp krizi geçiriyor olabileceği düşünülmeli, sakinleştirilmeli, oturtulmalı ve nakledilmelidir.

Yüksek Ateşe Bağlı Havale
Genellikle iltihabi hastalıklar arasında yükselen ateşe bağlı olarak küçük çocuklarda ortaya çıkar. Beyin hücrelerinin yüksek ısıda normal çalışmayıp kontrolsüz emiriler iletmesi sonucu bilinç kapanıp, titreme-kasılmalar ortaya çıkar. Çocuğun üzerinin soyulması, ıslak havlularla serinletilmesi ya da yıkanması yoluyla ateşi düşürülerek havale durdurulabilir.

Sara-Epilepsi Nöbeti
Doğuştan ya da sonradan ortaya çıkabilen, bir grup beyin hücresinin düzensiz emirler üreterek beyinin çalışmasını geçici olarak bozması ile oluşan bir durumdur.
Bilinç kaybı, idrar kaçırma, çenenin kilitlenmesi, adalelerde kasılmalar görülür. Nöbet sırasında solunumda bozularak ağızdan köpüklü tükürük akar.

Kendiliğinden düzelene kadar kişinin dilini ısırması ve başını bir yere çarpması engellenir. Bu amaçla dişler arasına rulo yapılmış bir kumaş parçası ya da mendil konur. Baş iki el ile kontrol altına alınır, altına yumuşak destekler konur. Nöbetin sonlandığı görülünce hasta nakledilir.

Hıçkırık
Göğüs ve karın boşluğunu ayıran solunumda rol alan diafram adlı adelenin düzensiz kasılmasıyla ortaya çıkar peşpeşe ve uzun süre devam eden hıçkırık solunumu aksatır ve kişiyi rahatsız eder. Soluğunu bir süre tutturmak ya da su içirmek düzelmeyi sağlayabilir. Başarılı olmazsa bir torba yada poşet içindeki hava kısa süre solunarak hıçkırık sonlandırılabilir.


26-11-2006 01:40
Sayfalar: 1, 2

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim