Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa | Etiket | Forumlar | Sohbet
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 45
Ana Sayfa >> Nostalji >> Okuma >> O K U ! M A ..
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5
Yazar O K U ! M A ..
meryem
Mesajlar: 8283

Gonca, sevgiyi paylaşmaya çağırıyor



Okul mevsiminin Ramazan ayıyla birlikte geldiği eylül ayında Gonca dergisi, okurlarını herkesle sevgisini paylaşmaya davet ediyor. 'Ramazan'ım merhaba, bizlere verdin safa' mânisiyle başlayan Ramazan dosyasında hadisten müjdeye, hatıradan nükteye birçok bilgi okurlarını bekliyor.

"Hiç dinmeyen bir neşe, hiç bitmeyen bir zevk, hiç eksilmeyen bir aşkla, tütüp giden bir ay varsa o da Ramazan'dır" sözüyle bitiyor Ramazan derlemesi. Dergide 'Mahallenin Uyanığı' başlıklı yazıda uyanık bir tipin uyuyakalarak aldığı ilginç ders var. 'Gökyüzü Çiçekleri Kelebekler' başlıklı yazıysa kelebekler hakkında merak edilen konulara cevap veriyor. Bu sayıdaki psikolojik testin konusu, sabır. Zeynep'in Günlüğü, çocukları Ramazan'da yapılacak yardımlara katılıma teşvik ediyor. Kültür-Sanat

12-09-2007 15:20
meryem
Mesajlar: 8283

Özgür Edebiyat Dergisi'nin Beşinci Sayısı Çıktı!




İlk sayısı Ocak 2007 de, yayınlanan iki aylık bir edebiyat dergisi Özgür Edebiyat'ın Eylül - Ekim sayısı çıktı.

Özgür Edebiyat dergisinin yayın kurulu Adnan Özer, Atilla Birkiye, Metin Celal ve Tuğrul Tanyol'dan oluşuyor. Bu sayıda

Elleri terliyor..., Orhan Duru,
Şiirler, Sina Akyol,
Feyyaz, Hakan İşcen,
'İnsan kalbinin içindedir', Nilgün Üstün,
Garip bir bahar, Menekşe Toprak,
Şiirler, Altay Öktem,
Nane kokusu, Gülçin Akçay,
Şiirler, Azad Ziya Eren,
Dursa kalbim, dursa dünya, Murat Seven,
Şiirler, Erik Stinus,
Ayasofya bir duvar resmi, İsmail Kadere,
İntiharcı Çocuğun Son Günleri'nden, Charles Bukowski,
Gecikmiş Aile'den, Zeruya Shalev,
Şiirler, Paul Auster,
'Bayraklı' ile 'Torbalı', Haydar Ergülen,
Parisli bir mektup üzerine çeşitlemeler, Atilla Birkiye,
İktibas: Paris Mektupları'ndan, Selahattin Hilav,
"80 kuşağı" tanımlamasına iç bakış, Oktay Taftalı,
Edebiyat eleştirisinde bir mihenk: Murat Belge, Ahmet Sait Akçay,
Özel isimlerin şiirine doğru: Betül Tarıman'ın Kar Merdiveni, Nilay Özer,
Siyasal açıdan metinlerarasılık kuramı, Abdullah Şevki,
Okuma Ödevi: Kendini hızla bozan büyü, Gökçenur Ç.,
Çeviri üzerine düşünenler: Antoine Berman ve çağdaş çeviri kuramı, Ayşe Ece,
İbrahim Yıldırım'a açık mektup ya da romanı yazarında görmek, Seyit Göktepe,
Mekan ve şiir ilişkisi, Ozan Öztepe,
Mikhail Bakhtin hakkında: İçimde kalabalıkları taşıyorum, Terry Eagleton,
Kırlangıcın okuma uçuşu, III, Özdemir İnce,
Editörden, Metin Celâl, yazıları ile dergide yer alıyorlar.

Yayınevi Özgür Yayınları
Yayın Yönetmeni Metin Celal
Kapak Grafiği Mithat Çınar
Fiyatı 5,00.- YTL
Sayısı 5.
Barkot 9771307231503
Issn no 1307-2315-0-0 05
Ebatlar 160 mm x 235 mm
Kağıt 2. Hamur
Sırt Kalınlığı 8 mm.
Sayfa Adedi 144
Türü Süreli yayın
Sipariş adeti:

Sipariş Faks: 0212 527 57 78

12-09-2007 15:21
meryem
Mesajlar: 8283

Genç Bilge 2. Sayısı Sizlerle...




Hayat...
Ardı ardına gelenler...
Tasarlamak, mantığı ikna edebilmek, bunun heyecanını yüreğin en derininde hissetmek ve hayali hayata dökebilmek...
Yani, hayat...
Yani, dün bir; bugün iki...
Dünün başlangıcında bugünün devamı...
İşte devamlılığın genç bir yolcusu...
Yani, hayat...
Genç Bilge.

Sevgili Genç Bilge'liler, daha üç ay önce başlayan yayın hayatımız, ikinci sayımızla daha büyük bir heyecan ve mutlulukla devam etmektedir. Tanışmamızın ikinci buluşmasıyla sizleri selamlıyoruz.

Birinci sayımıza göstermiş olduğunuz yoğun ilgiden dolayı siz değerli okuyucularımıza teşekkür ediyoruz.

Bu sayımızda kapağımızda da vurguladığımız gibi müziği irdeliyoruz. Çok eleştirilen ama tanınmamasından dolayı şeytanı dahi başköşesine oturttuğumuz müzikle bir kez daha tanışma faslı yapıyoruz; hem de geçmişten günümüze müzik akıntısına şeytanı soruyoruz.

Büyüyenler olduğu gibi büyütülenler de vardır içimizde. Bazen abartır hiç gerçekte var olmayanı bile, adeta varlığın gerçeğine gizleriz. Bununla da yetinmeyiz, kendi küçük dünyamızda ona bir de yer veririz. Sonra da onu kendimize örnek alırız, kendi var olan değerlerimizi unutarak ya da hiçe sayarak. İşte buna en güzel örnek: Batı. Peki, batıyı biz mi yeşerttik içimizde; yoksa yeşertildi mi? İşte hatırlatıcı; duraksatıcı bir yazı; "İçimizde yeşer(til)en batı" da bu sayımızda...

Artık ne kadar doğal oldu "flört" kelimesi kulaklarımız için değil mi? Büyüklerimiz genellikle karşı çıkarlar bu mevzulara ama mevzunun doğrusu ne? Ve bir de ödenen bir bedel olsa gerek. Biz gençleri bu noktada anlayan; "Flörtün bedelini kim ödüyor?" araştırması için Prof. Dr. Nevzat Tarhan Hocamıza teşekkürler...

Daha geçen yıla kadar ellerde tercih kılavuzları; şimdilerde de bilgisayar başlarında arıyoruz kariyerimizi. Geleceğimizi desek daha doğru olur sanki. İşte tam da bu sıkıntılı dönemde sizi rahatlatan bir araştırma Genç Bilge'den geliyor. Eğer kendinizi biraz olsun düşünüyorsanız "Gençler meslek seçimini nasıl yapmalıdır?" ı mutlaka okuyun.

Bugün evinize Peker Açıkalın; daha doğrusu "Gaffur" gelse, siz de ona kendinizi sorsanız; yani, gençleri... Vereceği cevaplar ne olurdu? Bu cevaplar da Genç Bilge sayfalarında.

Kitaba düşen izi takip edenler, film festivallerinde ödül almak isteyen gençler, başı dik gönlü yüce Anadolu kadınlarını kendilerine örnek almak isteyen genç kızlar, yokluğun varlığa doğuşunda fiziki çıkmaza düşenler, korku ve endişelerine takılıp kalanlar, rock ve rap müziğin dinleyicileri, mikrofonu görüp de susmak bilmeyenler, Ürdün'de küçük bir gezinti yapmak isteyenler, dünyanın potasında bir baskette benim olsun diyenler... Yani tüm gençler... Bir de kendini genç hissedenler... Üçüncü sayıda görüşmek üzere...

İletişimi için...

E-mail : www.gencbilge.net , abone@gencbilge.net
Tel: 0 216 315 55 45
Adres: Örnek Mah. Somuncu Baba Sokak No:52/6
Üsküdar/İSTANBUL

12-09-2007 15:22
meryem
Mesajlar: 8283

Kültür, abur cubur değil özel dosyalar peşinde
Üç ayda bir yayımlanan Kültür dergisi, biraz ondan biraz bundan bahsetmek yerine özel sayılarla çıkıyor okurun karşısına...




Musa İğrek'in haberi
'Kültür' dergisi, üç ayda bir, ele aldıkları konunun uzmanlarının yardımıyla hazırlanmış özel sayılarıyla çıkıyor okuyucunun karşısına. İki yıl önce Ramazan'ın bereketi ile yola çıkan 'Kültür' dergisi şimdilerde yedinci sayıya ulaşmanın heyecanını yaşıyor. .

Ramazan, Mehmet Âkif, Hz. Muhammed (sas), Yunus, Mevlânâ ve en son İstanbul sayıları ile evladiyelik diyebileceğimiz kitapçıklar sunuyor adeta. Derginin editörü tarihçi Fatih Güldal "Kültür şemsiyesi altına giren her şeye dokunmak istiyoruz." diyor ve Cemil Meriç'in ifadesi ile bir dergi mezarlığı olan ülkemizde uzun soluklu bir yayın olmayı hedefliyor.

2005'in Ekim ayında 'Ramazan İklimine Doğru' adlı ilk sayısı ile çıktı Kültür Dergisi yayın serüvenine. Fatih Hırka-i Şerif Camii yanındaki Hoca Üveys Kütüphanesi'nde bir fikir olarak doğmuştu. İlk zamanlar bülten şeklinde çıksa da birikimini yayına dökmek istedi ve 'Kültür' adıyla yola düştü. Ardından üç aylık periyotlar halinde özel sayılarını peşi sıra yayımladı. Uzun süredir Türkiye'nin tarihî eserlerini fotoğraflayıp arşivleyen dergi, bunu yaparken hem kendi kaynaklarını oluşturuyor, hem de yitip giden tarihî mirasa da sahip çıkmaya çalışıyor.

Her sayı için ayrı bir 'yayın danışmanı' ile çıkan Kültür, akademisyenler, konunun uzmanları ve yazarlarla çalışarak, dergiyi okurlarına sunuyor. Kapı kapı kütüphaneleri dolaşan, fotoğrafların, elyazmalarının peşinde iz süren dergi ekibi, en çok da Süleymaniye Kütüphanesi'nden istifade ediyor. Bu hummalı çalışmanın başını çeken Fatih Güldal, dergiyi üç temel üzerine kurduklarını söylüyor ve ekliyor: "Birincisi şahısların hayatı, özellikle de Mehmet Âkif, Yunus ve Mevlânâ gibi kilometre taşı olmuş isimler. İkincisi, kültürümüze damgasını vurmuş mekânlar. Üçüncü olarak da Ramazan gibi olay ve olgular. Bu üç temelin ışığında çıkardığımız sayılarla kültür şemsiyesi altına giren her şeye dokunmak istiyoruz."

'Derginin ömrünü okur belirliyor'

Özel sayıların daha kalıcı, insanların sürekli başvurabilecekleri birer kaynak olduklarını düşünen Güldal, "Kültür dergisinin tüketim kültürüne hizmet etmesini istemiyoruz açıkçası. Maalesef yayımlanan kimi dergiler ya kütüphanenin en ulaşılmaz yerine konuluyor, ya da daha acı sonlar yaşıyor. Bir anlamda bu süreci belirleyen birinci ve en önemli etken okuyucudur. Onlara güzel şeyler sunduğunuzda sizi okuyor, derginizi satın alıyor. Eleştirileri, tavsiyeleri oluyor ve bu vesile ile bir diyalog kurmuş oluyorsunuz. Ama bu irtibat kesildiği anda derginin ömrü bitmiş demektir. Bu durumu göz önünde bulundurarak Kültür Dergisi'nin kütüphanelerin en işlek yerlerinde, insanların başvurabilecekleri bir kaynak haline gelmesini istedik, bunun için özellikle görsel açıdan çok titiz davranıyoruz." diyor.

Son iki sayısını İstanbul'a ayıran dergi, aslında bunu üç aşamada sunmayı düşünmüş. Ancak birinci ve ikinci sayıdan sonra okuyucuya soluk aldırmak istiyor. Güldal, "İstanbul sayısı epey bir teveccüh gördü. İstanbul gibi çok geniş bir yelpazesi olan konunun bir iki sayıda halledilmesi kolay değil. İkiden sonra okuyucuya soluk aldırmak istedik ve bir ara verdik. Özellikle bu sayıyla '2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul' için bir katkı sağlamak istedik." diyor. Şimdilerde mutfakta nelerin piştiğini sorduğumuzda ise 'Endülüs' cevabını veriyor. Dergi, İslam kültür ve medeniyetinin zirve noktaya ulaştığı merkezlerden biri olan Endülüs'ü, güz sayısında okurlara sunmaya hazırlanıyor. Türkiye'de Endülüs konusunda ciddi anlamda çalışmaların olmadığından yakınan Güldal, "Osmanlı devletini anlatırız, 600 yıllık bir hâkimiyet; oysa Endülüs'teki Müslümanlar yaklaşık 800 yıl varlıklarını devam ettirmişler. Muazzam tarihî eserler bırakmışlar, bu medeniyette incelikli bir sanatın zevkini çok rahat görebiliyorsunuz. Bu sayı ile hem buna dikkat çekmek, hem de Endülüs'ün Türkiye'de daha çok bilinmesine katkıda bulunmak istiyoruz." diyor. 800 yıl Avrupa'nın göbeğinde hüküm sürmüş bir medeniyetin kültür hayatına yansımalarını sunacak Kültür, yeni tasarımı ile okuyucuya farklı bir içerik hazırlıyor. (0212 525 29 49)

İstanbul sayısında neler var?

Derginin son sayısında, İstanbul'un kültürel, tarihî ve sosyal hayatını konu alan geniş bir dosya var. Bu sayıdaki söyleşi konuğu; Türk mimarisinin önemli ismi Turgut Cansever. Önder Kaya, Selçuklu sultanlarının Konstantinapolis'te yaşadıkları ilginç anılarını anlatırken, Doğan Pur, Fatih Camii haziresinde medfun olan meşhurlara değiniyor. Prof. Dr. Vahdettin Engin, İstanbul'un gündelik hayatıyla ilgili ilginç tespitler sunuyor. Türk sanatının önemli yapıları kuş evleri, İstanbul efendileri, Osmanlı Devleti zamanında çocukları okumaya teşvik için verilen mükâfat kitapları, Osmanlıca olarak yayınlanan aile rehberleri ve Sultan II. Osman'ın çok sevdiği atı Sisli Kır için sarayında yaptırdığı mezar gibi konular yer alıyor. Bunun yanında şehr-i İstanbul'a dair daha pek çok bilinmeyen anlatılıyor.

12-09-2007 15:23
meryem
Mesajlar: 8283

DERGİLERİMİZ..



Türk Dünyası Bakü İşletme Fakültesi, Türk Dünyası Celalabat İşletme Fakültesi, Türk Dünyası Celalabad Sosyal Bilimler ve Eğitim Fakültesi, Kızılorda Türk Dünyası Türk Dili ve Edebiyatı bölümü, Almatı-Abay Türk Dünyası Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinin müşterek olarak çıkardıkları ilmi dergimizdir.

12-09-2007 15:24
meryem
Mesajlar: 8283

Somuncu Baba Dergisinde Gezi Günlükleri





Somuncu Baba Dergisinin 82. sayısı "Ürdün'de Türk Bayrağı", "Cezayir'de Osmanlı İzleri" ve "Güle Hasret Kudüs" yazılarıyla adeta bu yaz gününde bizleri başka iklimlere sefere çıkarıyor.
Tarihçi-Yazar Resul Kesenceli özel bur grupla yaptığı Ürdün gezisini anlatıyor. Doç. Dr. Kadir Özköse "Cezayir'de Osmanlı İzleri" gezi günlüğüne dolaştığı o iklimden esintiler aktarıyor okuyuculara. Tarihçi-Yazar İsmail Çolak "Güle Hasret Kudüs" yazısında bu mukaddes beldenin çektiği ızdırapları dillendiriyor.
Derginin başyazısında İsmail Palakoğlu idrak edeceğimiz kandiller konusuna ve üç ayların faziletine işaret ederken Osman Hulûsi Efendi'nin sohbetlerinden bizlere güzel öğütler aktarıyor. Mesela Hulusi Efendi şöyle buyurmuş:
"Namaz mü'minin miracıdır. Namazı Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gibi kılmayı Allah'tan niyaz ediniz."
Prof. Dr. Ali Akpınar, yanmak ve hamlıkların giderilmesine işaret ettiği yazısında bereket ermenin yollarını şöyle tarif ediyor: "İlahi vahiy indiği yeri bereketlendiriyor, bizim gönlümüze, beynimize, söylem ve eylemlerimize vahiy inerse vahiy onları da bereketlendirecektir. Evlerimizde, iş yerlerimizde vahiy gündemde olursa, oralar da bereketlenecek, huzura erecek ve şer odaklarının kirlerinden arınmış olacaktır."
Bu sayıda Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç ile Yapılan Röportaj mutlaka okunmalı...
"Tasavvuf bir din felsefesidir denilebilir, İslam dininin arkeolojisidir, dininin hakikat ve marifet boyutudur, dininin bir eğitim sürecine tabi kılınmış programının adıdır." tanımıyla meseleye farklı bir açıdan bakıyor... "Tasavvufun dinde öne aldığı şey insandır. İnsan eğitilmezse, insandaki hakikatler ortaya çıkarılmazsa o toplum da kaliteli bir toplum haline gelmez." Cümleleriyle manevi eğitime işaret ediyor...
Musa Tektaş, "Bakanların ve Görenlerin Gözüyle Hulûsi Efendi" başlıklı yazısında, Türk siyasi hayatında bakanlık yapmış önemli ve mümtaz şahsiyetlerin Efendi Hazretlerini evinde ziyaret ettikten sonra kütüphanesindeki "Ziyaretçi Özel Defterine" yazdıkları gördüklerini ve yaşadıklarını anlatan ifadelerine yer veriyor.
Prof. Dr. Mehmet Akkuş, Prof: Dr. Nesimi Yazıcı, Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, Doç. Dr. Bayram Ali Çetinkaya, Yrd. Doç. Dr. M. Doğan Karacoşkun, Doç. Dr. Bünyamin Erul, Doç. Dr. Abdulaziz Hatip bu derginin diğer yazarları...

Olcay Yazıcı, M. Nihat Malkoç, Ekrem Kaftan, Ahmet Efe de bu sayının şairleri...


Dergilerimiz www.sanatalemi.net sitesinden yararlanılarak hazırlanmıştır...

12-09-2007 15:25
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Ekart | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim