Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 45
Ana Sayfa >> Nostalji >> Okuma >> O K U ! M A ..
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar O K U ! M A ..
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328

Chip dergisi Türkiye 2007 temmuz ayına ait dergi pdf formatında ...

Acrobat reader ile okuyabilirsiniz.

Kapak resmi



Chip Türkiye 2007 temmuz pdf


http://rapidshare.com/files/45399154/Chip.Turkiye.07.07.X

39622 KB

01-08-2007 15:51
AŞK baştan sona yala
Mesajlar: 1884

meryem - Hayat hep Gülsün size.. demiş ki; İstediğinizi tek olarak da yükleyebilirim.
Hepsini yüklemek istemeyenler için...
çok güzel

01-08-2007 16:07
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328

Anlat(a)madım iste...(üstad) demiş ki; çok güzel


01-08-2007 16:21
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328

PCnet dergisi nin eylül 2007 ayına ait pdf dosyasıdır.






Okumak için pc nizde acrobat reader ( www.adobe.com ) programı veya
benzeri bir program kurulu olmalıdır.



http://rapidshare.com/files/54884255/pcnet.2007.09.xs4u.w

12-09-2007 15:11
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328

http://www.2023.gen.tr/agustos2007/index.htm




2006 yılının başından itibaren iç siyasî meseleler Türkiye'nin gündeminde belirleyici bir role sâhip oldu. Herkesin malûmu olduğu süreç neticesinde de seçmen kararını, iç politik mülâhazaların oluşturduğu gerilimin de tesiriyle vererek, oyunu kullandı. Fakat Türkiye'nin iç politik şekillenmesini bölgesel ve küresel ölçekte yaşanan gelişmelerden bağımsız değerlendirmek mümkün değildir. Dolayısıyla Türkiye gibi dünyanın kalbgâhı olarak adlandırılan bir coğrafyada anahtar ve köprü konumuna sâhip bir ülkenin iç siyasal şekillenmesini değerlendirirken, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin yönlendirici etkisini hesaba katmak elzemdir.

Özellikle AB-ABD merkezli dış politika algılaması geçtiğimiz dört sene zarfında hızla çözülmüştür. AB'nin Türkiye'yi buyurgan bir eda ile şekillendirmeye ve bunu da 2020 yılına kadar sarkan niteliği meçhul bir üyelik havucuyla gerçekleştirmeye çalışması, Türk toplumunun AB'ye olan ilgisini azaltmıştır. Seçim meydanlarında Avrupa Birliği tamlamasının az yankılanması bunun en açık örneğidir. AB'nin Türkiye'yi üyelik çapasına bağlayarak ulus devlet kimliğini ve millî bütünlüğünü zayıflatma hedefini gerçekleştirmeye yönelik politikaları, önümüzdeki dönemde Birlik ile Türkiye arasındaki ilişkilerin yeniden düzenlenmesi gerektiğinin sinyalleriyle doludur.

Yine ABD'nin Irak'ı işgalinin ardından yaptıklarının Türkiye'nin menfaatlerinin hilâfına gerçekleşmesi, kamuoyunda ABD'nin düşman olarak algılanmasına yol açmıştır. Özellikle Barzani'ye ABD tarafından verilen açık destek sebebiyle söz konusu kişinin Türkiye'ye karşı haddini aşan ifâdeler kullanması, Kerkük'ün yine bir oldu bittiyle Irak'ın kuzeyindeki Kürt Özerk Bölgesi'ne bağlanmasını temine mâtuf referandumun ABD'nin desteği ile gerçekleştirilmeye çalışılması yüzünden tarihî Türk şehri Kerkük'teki Türkmenlerin varlıklarının tehlikeye girmesi, PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki terörist faaliyetlerini sürdürerek Türkiye'ye karşı eylemlerini devam ettirmesi, ülkemizdeki ABD algılamasının değişmesine vesile olan en önemli etkenler olarak sıralanabilir. Bunun dışında ABD'nin BOP kapsamında Türkiye'nin hinterlandında yapmaya çalıştığı emperyal maksatlı düzenlemeler de bu değişikliğe sebep olmuştur. Türkiye'nin iki kutuplu düzen içindeki tavrı ile bugün gelinen noktadaki tavrının aynı kalması mümkün değilken, hâlen dış politikada Batı ve ABD merkezli yaklaşımların belirleyici role sâhip olması yine önümüzdeki dönemde kritiği yapılması ve yeniden şekillendirilmesi gereken bir algılama olarak karşımızda durmaktadır. Ulusal çıkarların ABD'nin izin verdiği ölçüde korunması anlayışının önümüzdeki 4 seneye de mührünü vurması hâlinde Türkiye bugün mâruz kaldığı tehditlerin tehlikeye dönüşmesi kesinlikle kaçınılmazdır.

Özellikle Irak'ta yaşanacak muhtemel gelişmelerin zorlayacağı Türk - Amerikan ilişkilerinin nasıl bir rotaya oturtulacağı önümüzdeki dönemin en önemli maddesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Burada ABD'nin Türkiye'nin bölgesinde yaşanan gelişmelere müdahil olma iradesinin kırılması için AB'ye ve PKK'ya nasıl bir rol biçtiğini iyi değerlendirmek gerekmektedir. Türkiye - AB ilişkilerini gerçekten ABD - Türkiye ilişkilerinden, yine PKK'nın faaliyetlerini AB-ABD'den bağımsız mı değerlendirmek gerektiği yeni dönemde tartışılması gereken bir mesele olarak karşımızda durmaktadır.

Ülkemizin coğrafyasından, iktisadî, siyasî, kültürel ve insan potansiyelinden kaynaklanan imkânlara haiz olduğu bilinen bir gerçek ise de, geçtiğimiz dönemde bu potansiyelinin layıkı veçhiyle kullanıldığı söylenemez. Bunun en bariz örneğini Orta Asya - Türkiye arasındaki ilişkilerde görmek mümkündür. Türkiye'nin "pro-aktif" dış politika iddiasından kardeş cumhuriyetler nasiplenmemiştir. Ortadoğu ve Afrika açılımları şeklinde neşet eden pro-aktif dış politika stratejisinin merkeze alması gereken coğrafyaların başında Orta Asya ve Kafkaslar gelmesi gerekirken, söz konusu alanlar âdeta turuncu devrimlere teslim edilmiştir.
Rusya, Çin ile birlikte hızla Orta Asya'ya dönüp hâkimiyet tesis ederken, İran bile söz konusu bölgelerde etkinliğini artırırken Türkiye'nin ağırlığını AB'den, Ortadoğu'dan ve Afrika'dan yana kullanması anlaşılır değildir. Hem bu coğrafyalarla hem de Orta Asya ve Kafkaslarla ilgilenmek mümkünken, bunun yapılmaması yapılanın bilinçli bir tercih olduğunun işaretidir.
Türkiye'nin önümüzdeki dönemde AB - ABD ile ilişkilerini yeniden tanımlaması, Irak ve PKK meselesinde kendi inisiyatifini kullanması, Orta Asya ve Kafkaslar'da yitirdiği etkinliğini yeniden tesis etmesi, AB'ye terk ettiği Balkanlar'da etkinliğini yeniden artırıcı adımları atması, Rusya ve bölgenin diğer ülkeleriyle işbirliğini güçlendirmesi gerekmektedir. Aklıselim sâhibi herkes tarafından dile getirilen bu görüşlerin çerçevesini belirlediği bir dış politika algılamasının iç politikada yaşanan gerginlikleri de izale edeceği şüphesizdir. Zira gerginliklerin temel sebebi millîk - gayrımillîktir. Ülkenin millî menfaatlerini gözeten ve bunu maksimize etmeye çalışan, ulus devletin ve milletin bölünmez bütünlüğüne halel getirmeyen bir stratejiyi karar alıcı mevkiinde bulunanlar benimserlerse, Türkiye önümüzdeki dönemde giderek kritik bir mahiyet kazanacağı belli olan gelişmelerden en az hasarla ve hatta güçlenerek çıkabilir.

Milletin teveccühünü kazanarak ciddî bir oyla yeniden iktidara gelen AKP'nin iç ve dış politikasına daha olgun bir içerik kazandırması, iç gelişmelerin küresel ve bölgesel gelişmelerden bağımsız değerlendirilemeyeceği bir dönemde yaşadığımızı göz önünde bulundurarak, temel temennimizdir. Bu sayımızda Türkiye'nin önümüzdeki dönemde yaşayacağı sıkıntıların öne çıkanlarıyla ilgili makaleler bulacaksınız. Millî menfaatleri gözeten yeni bir algılamanın Türkiye'nin iç ve dış politikasındaki gelişmelere şekil vermesini temenni ederek Ağustos sayımızla sizleri baş başa bırakıyor ve iyi okumalar diliyoruz.

12-09-2007 15:14
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328

DERGİLERİMİZ..



1987 yılından beri 20 yıldır hiçbir şekilde kesintiye uğratmadan çıkararak, 249'inci sayıya ulaştık. Türk Tarih ve Kültürünü gençlere sevdirmek ve tanıtmak maksadıyla yayınlamaya başladığımız dergimiz; seviyeli yazıları, merak uyandıran konuları ve arşivimizden alınan kaliteli resimleriyle, her yaştan okuyucuya hitap etmektedir. Bugün Türkiye'de ve Türk Dünyası'nda çok sevilen ve aranan bir yayın haline gelen bu dergi altışar altışar ciltlenerek 41. ciltlik külliyat halinde satışa sunulmaktadır.

12-09-2007 15:15
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328

Türk Edebiyatı Eylül Sayısı




Sevgili Türk Edebiyatı okuyucuları,
Eylül'e genel seçimlerini yapmış, yeni parlamentosunu oluşturup yeni cumhurbaşkanını seçmiş ve yeni hükümetini kurmuş bir ülke olarak girdik. Hayırlı olsun. Artık huzur istikrar, üretim ve verim beklemek millet olarak hakkımızdır. Türk Edebiyatı olarak, yeni hükümetin kültüre de büyük değer vereceğini ümit ediyoruz. Bu hasbıhalin yazıldığı sırada hükümet henüz kurulmuş değildi; bu yüzden yeni Kültür Bakanı'nın kim olduğunu bilmiyorduk. 'Kültür Bakanı' dedim, çünkü temennimiz Kültür'le Turizm'in birbirinden ayrılması, ancak Turizm'den Kültür'e kaynak aktarılmasını sağlayacak şartların yaratılmasıdır.
Yaz sıcaklarının verdiği rehavete ve tatil psikolojisine rağmen zengin bir Eylül sayısı hazırlamak için gayret ettik. Bu sayımız da her zaman olduğu gibi bir röportajla başlıyor. Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mustafa Argunşah'la Türkçenin meselelerini konuştuk. Aynı üniversiteden Erdinç Demiray'ın sorularını cevaplandıran Argunşah, genel kanaatin aksine, Türkçenin kirlenmediği, yazılı metinlerde temiz ve zengin bir dilin kullanıldığı görüşünü savunuyor ve "Bugünkü dilimiz daha, daha Türkçedir" diyor. Uzunca bir aradan sonra aramıza yeniden katılan Yağmur Atsız ise "Zekâ ve Dil" başlıklı yazısında tamamen farklı bir görüşü dile getirdi. Bu görüşleri tartışmak isteyen dostlarımıza sayfalarımız açıktır.
Bu sayımızda, Erciyes Üniversitesi'nden Prof. Dr. Nevzat Özkan da dil meselesini ele aldı. Özkan, Türkçe deyince bazılarının aklına hâlâ ilim dili olma kabiliyetinden mahrum, gün geçtikçe İngilizce veya Rusça gibi dillerin etkisi altına giren, yazım ve söyleyiş hatalarıyla dolu sıradan bir dilin geldiğini; hâlbuki Türkçenin yaşayan en eski dillerden biri olduğunu, en eski medeniyet alanları olarak kabul edilen üç kıt'ada (Asya, Avrupa ve Afrika'da) binlerce şair ve yazarın düşünce ve duygularına tercüman olduğunu, izlenebilen tarihî devirlerde 100'den fazla Türk devletinin geçerli dili olarak kullanıldığını anlatıyor.
Bahtiyar Aslan ve Ayşe Göktürk Tunceroğlu ilgi çekici hikâyeleriyle bu sayımıza da renk kattılar. Hülya Atakan'ın "Yasemin Kokulu Şehirler" başlıklı zengin ve rengin denemesini okurken, eminim, yasemin kokularını hissedeceksiniz. Funda Özsoy Erdoğan ise, Selim İleri'nin son romanı Hepsi Alev ile, 1986 yılında yayımlanan Ayışığı adlı şiir kitabının ilk bölümü arasındaki ilgi çekici paralelliği gösterdi. Genç bir akademisyen olan Seval Şahin, Recaizade Mahmud Ekrem'in Pejmürde adlı kitabına ismini veren "Pejmürde" adlı şiirin Tevfik Fikret'e ait olduğunu bugüne kadar niçin kimsenin fark edemediğini sorgularken, Özge Şahin, Cahit Sıtkı'nın Ziya'ya Mektuplar'ının üçüncü baskısında nasıl katledildiğini gözler önüne seriyor. Nazire Erbay da, 100 Temel Eser tartışmaları sırasında ismi gündeme gelen Bahaettin Özkişi'nin yayımlanmamış iki hikâyesi ve bu hikâyeler hakkında kısa bir değerlendirmesiyle katıldı aramıza.
Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, Balkan Harbi'ne katılmış iki kardeşten birinin acılı mektubunu bizimle paylaşıyor. Bu mektupta, Fâzıl Bey, ailesine, kardeşi Şevket Bey'in şehit olduğunu bildirmektedir.
Alaattin Diker'in dikkate değer görüşler serdettiği "Türk Kimliğinin Yeniden Teşekkülü" başlıklı yazısının dikkatinizden kaçmayacağından eminim. Dr. Sabahattin Çağın da Ömer Seyfettin'in "Ashab-ı Kehfimiz" adlı hikâyesini günümüzün meseleleri açısından yeniden okudu. Ömer Seyfettin hakkında bir yazı da Marmara Üniversitesi öğretim üyelerinden Harun Duman'ın imzasını taşıyor. Ünlü hikâyecimize özellikle internet ortamında yöneltilen bazı eleştiriler üzerinde duran Duman, "Bu eleştirileri yapanlar, Ömer Seyfettin'in yaşadığı yılları, şartları ve ortamı bilselerdi, yargılarında daha insaflı davranırlardı" diyor.
Hacer Gülşen, Millî Mücadele yıllarındaki halk edebiyatı çalışmaları üzerinde duruyor. Ali Şükrü Çoruk, Ahmet Muhtar Nasuhoğlu'nın Yâd-ı Mâzi adlı hatıratını ele aldı. Şahin Torun Yaroslav Haşek ve ünlü romanı Aslan Asker Şvayk'tan söz ediyor. Hüseyin Bayçöl'ün Rolnd Barthes hakkındaki yazısını da yapısalcılık, semiyotik ve göstergebilim gibi konulara ilgi duyan okuyucularımızın beğeneceklerini sanıyorum.
Bu sayının şairlerine gelince: Mehmet Aycı, Filiz Bezirgân, Emre Şimşek, Kalender Yıldız, Sabahattin İşçimen ve Ahmet Hamit Yıldız.
Daha güzel ve daha zengin sayılarda buluşmak üzere...

12-09-2007 15:16
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328

TÜRK DÜNYASI ARAŞTIRMALARI DERGİSİ




İki ayda bir yayınlanmaktadır. Türk'ü, Türk Dünyası'nı ilgilendiren, tarihî, kültürel, iktisadî, edebî vb. gibi her konuda araştırma yapan herkese açıktır. Türk kültür hayatının, Türk tarihinin vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olarak yayınını sürdürmektedir. İlmi seviyesi tescilli ve hakemli olan dergimiz 169. sayısına ulaşmıştır. 500'er sayfalık ciltler halinde 81 ciltlik bir külliyat demektir. ilk ciltler 850'şer sayfalık yapılmıştır. 1979 yılından itibaren kesintisiz devam eden ve eşi bulunmaz bir külliyat haline gelen dergimizin, bu sahada ilk olması ve muhtevası bakımından tartışma götürmez derecede kaliteli olduğu görülmektedir. Bu yayınlara sahip olan bir şahsın veya kurumun, Türk tarih ve kültüründe başka kütüphaneye sahip olmasının gerekmediği kanaatini belirtmekte hiçbir mahsur görmemekteyiz.

12-09-2007 15:17
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328

Toplumsal Tarih'te Osmanlı'da göç var



Osmanlı'da Göç, Türk Milliyetçiliğindeki Irkçı Öğeler, Orgeneral Toydemir'in Hitler ile Görüşmesi "Toplumsal Tarih"in son sayısında okurları davet eden konular arasında.

Tarihseverlerin merakla takip ettiği "Toplumsal Tarih" dergisi, Eylül sayısında, Osmanlı İmparatorluğu'nda göç olgusunu kapağına taşıdı. Cumhuriyet kurulduktan sonra Türkiye'de yeşeren erken dönem ırkçılığını incelemenin yanı sıra "tarihçi"lik ve ırkçılık üzerine dönen güncel tartışmalara da perspektif sunan "Irkçı Düşünce" adlı yazı; Orgeneral Cemil Cahit Toydemir'in Almanya gezisi ve Hitler ile görüşmesini anlatan ve II. Dünya Savaşı sırasındaki Türk-Alman ilişkilerini ele alan çalışma; Mustafa Suphi ve arkadaşlarına karşı yerel halkı kışkırtan Muhafaza-i Mukaddesat Cemiyeti'nin düzeni konusunda ilk kez yayımlanan belge; Suriçi İstanbulu'nun yüzyıl kadar önce önemli bir eğlence ve sanat merkezi olan Direklerarası'nın geçmişi; İttihad ve Terakki mensubu Ahmed Rıza Bey'in gerçekleştirdiği iki zorunlu yurtdışı seyahati; Pirenne'in ortaçağda feodalizmden kapitalizme geçiş sürecine dair tezleri üzerine yazılar ve daha pek çok nitelikli çalışma "Toplumsal Tarih"in 165. sayısında yer alıyor.

"Toplumsal Tarih" bu ay da ele aldığı güncel konularıyla okurları ile buluşuyor. Alibeyköy Barajı'nın kurumasıyla ortaya çıkan ve Mimar Sinan'ın en önemli eserlerinden biri olan Mağlova Kemeri üzerine Semavi Eyice ile yapılan söyleşiyi; Sagalassos kazılarının "büyük keşfi" Hadrian heykeli parçaları üzerine kazı başkanı Marc Waelkens tarafından kaleme alınan yazıyı; Çatalhöyük kazılarında ortaya çıkan son buluntuları ve tarihin güncel nabzını merak ediyorsanız "Toplumsal Tarih"in bu sayısını kaçırmayın.

Osmanlı Tarihinde Göç
Taner Timur, Osmanlı İmparatorluğu'nun farklı dönemlerine göç perspektifinden bakıyor:
"Batı'da kapitalizmin gelişmesi insanlık tarihinde neolitik devrimden sonra yaşanmış olan en köklü devrimdir. Kapitalizm başından beri 'küresel' potansiyel taşıyan bir üretim biçimiydi ve bu özelliği itibariyle bir yandan şehirleşmeye ve modern 'ulus-devlet'lerin oluşmasını sağlayan iç göçlere yol açarken, öte yandan sömürge imparatorluklarına zemin hazırlayan 'dış göçleri' oluşturmuştur. Kapitalizme geçememiş toplumlardan ucuz emek gücü çekme çabası da emekçi göçlerine neden olmuştur. Bu çerçevede, Osmanlı toplumunda tanık olduğumuz göç hareketlerine bakacağız."

Erken Dönem Türk Milliyetçiliğinde Irk Düşüncesi
Editörden: "Howard Eissenstat'ın kaleme aldığı yazının bir bölümü bugün hâlâ Başbakanlık arşivlerinde bulunan devletiçi yazışmalar ve müfettişlerin hazırladığı raporlar üzerinden yürüyor. Söz konusu rapor ve yazışmaların bir kısmında, Anadolu'da yaşayan Alevi, Çerkez, Yahudi, Abhaz, Çingene, dönme vb. gruplar hakkında şüphe ve hakaret içeren ifadeler de var. Bu yazışmalar elbette bunları kaleme alanların dünya görüşlerini ve o dönemde devletin en azından bir kanadının niyetini ortaya koyuyor. Eissenstat, makalesinin sonuna doğru Dersim İsyanı olarak bilinen ayaklanmanın bastırılması sırasında 10.000'den fazla insanın ölmesine rağmen devletin amacının ölü sayısını artırmak değil; bölgedeki nüfusu asimilasyona zorlamak olduğunun altını çiziyor. Bu durum esasında Türkiye'de o dönemde devlet katındaki egemen eğilimin ırkçılığın kendisi değil, Eissenstat'ın da söylediği gibi ırkçı ideolojiden de faydalanılarak söz konusu grupların asimilasyona zorlanıp "Türk"leştirilmesi olduğunu gösteriyor."

Orgeneral Cemil Cahit Toydemir'in Almanya Gezisi: Hitler ile Görüşme
Rıfat Bali; Cahit Toydemir'in kızı Ciyadet Perin'in anlatılarından ve raporlardan derlenen bir yazı kaleme aldı: İkinci Dünya Savaşı sırasında, Hitler'in davetlisi olan Org. Cemil Cahit Toydemir başkanlığındaki bir Türk heyeti Almanya'ya gidecekti. Gezisi dahilinde Hitler'le görüşen Toydemir, gördüklerini ve intibalarını dönemin reisicumhuru İsmet Paşa'ya bir rapor halinde sunmuş, Türkiye'nin Almanya'nın yanında savaşa girmemekle çok isabetli bir karar aldığını belirtmişti. Rapordan, Hitler'in Türk ordusundan çekindiği ve savaşın başındaki gibi kendisinden emin, kararlı olmadığı sonucu çıkıyordu.

Ayrıca her ay olduğu gibi "Toplumsal Tarih"in Eylül sayısında da Emel Seyhan'ın kaleminden "Osmanlı Basınında Yüz Yıl Önce Bu Ay" ve Edhem Eldem tarafından hazırlanan "L'Illustration'dan Seçmeler" bölümleri yer alıyor.

"Toplumsal Tarih", YAYSAT aracılığıyla Türkiye genelindeki gazete bayilerinden; Ankara, İstanbul ve İzmir'deki seçkin kitapçılardan ya da www.tarihvakfi.org.tr adresi üzerinden satın alınabiliyor. Yine Tarih Vakfı web sitesindeki formu doldurarak Tarih Dostu olanlara da "Toplumsal Tarih" doğrudan gönderiliyor

12-09-2007 15:18
meryem--ÖFKEM, HÜZNÜ
Mesajlar: 8328

Berceste Dergisi




Altı yıldır Kayseri'de kültür sanat ve edebiyat dergisi olarak yayınını sürdüren Berceste dergisinin Eylül 2007 de 63. sayısı çıktı. Milli ve manevi değerlerimize bağlı olarak yayın hayatını sürdüren Berceste Dergisinin Genel yayın Yönetmenliğini Dergicilik deneyimi bulunan hikayeci Ümit Fehmi Sorgunlu, yayın danışmanlıklarını da Erciyes Üni. TDE Bölümü öğretim görevlisi Bekir Oğuzbaşaran ve Kayseri Lisesi TDE öğretmeni Vedat Ali Tok yürütmektedir.
Her sayısı dopdolu bir muhteva ile çıkan derginin 63. sayısında Mustafa Tatçı ile tasavvuf edebiyatının bilinmeyenleri üzerine bir ropörtajla, Dil ve Toplum konulu yazılar yer alıyor.
Dergi ayrıca Türkiye genelindeki bir çok kitapcıda ve NT mağazalarında satıldığı gibi www.bercestedergisi.com adresinde Internet üzerinden de yayın yapmaktadır.


12-09-2007 15:19
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim