Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 6
Ana Sayfa >> Nostalji >> İlişkiler >> valla ben kim olduğumu çok iyi biliyorum intanbul adın ne bilmiyorum herzaman insan kendisini tanım
Yazar valla ben kim olduğumu çok iyi biliyorum intanbul adın ne bilmiyorum herzaman insan kendisini tanım
pantolonlubulut
Mesajlar: 54

Daglardan , bir çocugun gözlerinden geliyorum. Berrak akiyor kangrenin yarasi. “Seyre dalip alemi ” kuyuda sabahlayip sarkilar söylüyorlar. Kendi türküsünü dinliyor herkes, sesi sona da alsan. Okyanuslar içinde dalgalarla bogusup, bir dal ucuna tünemekten geliyorum..
<BR>
<BR>Yilginim artik sanirim .…
<BR>
<BR>Aynalari kirip bir vahsi aslan gibi kükremekten geliyorum. Çocuklar kelebek olmus, içimde uçuyorlar. Gözlerim parildiyor yasamin sevinciyle. Uçurtmalar saliniyor gögsümde. Günesimin oklari çiçekleri yakiyor. Ayaklarim tasimiyor zamani. Bir cellat ipinde sallanmaktan geliyorum.
<BR>
<BR>Yasarken ölmekten saskinim artik sanirim …
<BR>
<BR>Dört yana savrulup önce, daginik parçalari toplamaktan geliyorum. Her kösede bir resim. Gökyüzü yariliyor bir biçagin ucunda. Mavilige küller karisiyor. Haykiriyorum duyun diye beni. Patliyor kulaklarim. Içimde büyütüp hickiriklarimi, bir demir külçe yutmaktan geliyorum.
<BR>
<BR>Yorgunum artik sanirim…
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>Ruhun uyumsuzluga açmazinda kilitlenmis hayaller benligimizi sarip sarmalamıisken kapiyi açip sokaga çikariz. Ne kapinin kolunu kavrayan elimizin hareketinde bilegimize yüklenerek bastirmaya çalistigimiz avuçlarimizda hissettigimiz duygunun bilinçaltimizdaki izdüsümü ne de kapiyi açarken geriye çekildigimiz ya da ileriye yöneldigimiz andaki nefes alıs-verisimizin uyumu…Sadece su an farkinda olmadigimiz ama bu kapinin 5-6 yaslarimizdayken dev gibi oldugudur gerçek olan…
<BR>
<BR>Bedenin zamana uyumu sirasinda geçirmis oldugu ihtiyarlama süreci içersinde, iki hücrenin birlestigi andan oksijenin burun deliklerinden son kez çiktigi ana kadar devinen enerjinin, anlar boyunca gerek içsel psikolojik etkiler dahilinde gerekse dis dokunuslar içersinde, vücuda çesitli sekillerde yansiyarak olusturdugu aura, karsimizdakini ilk gördügümüz anda yaklasma veya uzak durma heyecanini benligimizde alevlendirir.
<BR>
<BR>Yüzlerce yıl önce insa edilmis bir duvarin herhangi büyük kesme taslarindan biri… Yerine ilk yerlestirildigi an oradaki boslugu o doldururken ondan önce orada bosluk var miydi, duvar hiç yokken veya akillarda bir düsünce bile degilken… Varsa bile bu bosluk bir eksiklik seklinde mi belli ediyordu kendisini. Belli ediyor idiyse bile rahatsiz edici bir eksiklik miydi yoksa tanimsiz miydi… O eksiklik içersinde hayatimiza aradidigimiz ne idi ki bir kesme tas doldururken kendi duvarimizdaki kendi ruhumuzdaki bilincimizdeki boslugu, biz aslinda ne istiyorduk gerçekten, bu boslugu biliyor idiysek ya da bilmiyor idiysek.
<BR>
<BR>Tas arandi. Bulundu. Tas aranmasa da bulundu. Önce uzaktan görüldü. Eni boyu ölçüldü. Hayallerimizdekiyle kiyaslandi. Kabul edildi. Tas yerine konulacak. Ama biçimlendirilerek. Oraya en uygun sekle getirilerek: Beynimize, karakterimize, düslerimize en uygun sekle. Önce çikintilar yontuldu ama yontarken yontma aletimizi de asindirarak. Oksanan yüzeyindeki pürüz olarak görülenler eritildi. Ardindan ufak girintilere uygun biçim verildi. Beynimiz hayallerimiz onu olmasi gerektigi gibi kabul edene kadar ugrasildi. İçine girilmeye çalisildi ama kapanmayacak yaralar açabilecegi hatta gövdede çatlamalar yaratabilecegi için fazla dokunulmadi yillar süren deneyimler neticesinde ögrenmek biraz aci da olsa. Sonunda kesme tas yerine uygun. Agir bir yük gibi zorlanarak kaldirildi. Kabullenilen tas. Yerine konuldu. Duvara uyduruldu. Yerine konulurken duvara da biraz biçim verilmek gerekti. Özellikle o bos bölgeye. Kendi kendini yonttu duvar. Ona uyabilsin diye ve bunu da belki sonra kullanirim diye bir yerlerine yazarak birkaç çizgi ile. Tas uydu yerine. Ama ürküldü, olur da bir sarsintida bir yagmurda yerinden sökülür diye ürküldü. Böylece biraz daha yapistirildi kesme tas.
<BR>
<BR>Gece oldu. Ayisigi süzüldü duvarin üzerinde. Kesme tasi gördü. Sabah günese söyledi. Günes oksadi kesme tasi. Yagmur damlalari akti üzerinden binbir aci ile. Rüzgar dokundu bazen kizgin . Yosunlandi bir gün. Yosun bile kurudu sonra. Duvarin bir yani çökerken kimse görmedi. Bir zamanlar üzerinde birilerinin eglendigi, ismini kazidigi, birilerini hatirladigi… Kesme tas oraya uyuyor muydu bu bile unutuldu. Bosluk da neydi. Duvar nefes aliyor muydu. Kimin umurundaydi.
<BR>
<BR>Kesme tasin aurasindaki çekicilik simdi ne kadar önemliydi geriye kalan gerçekler arasinda…
<BR>_________________
<BR>
<BR>
<BR>

27-10-2005 14:56
Disk Jokey
Mesajlar: 878

eğer sen aşıksan dünyadan daha büyük bir kalbi taşıyan insansın eğer ki sen aşktan uzak isen sendeki kalp bir iğne ucu gibi kalır

27-10-2005 15:15
Yabancı..

valla ben kim olduğumu çok iyi biliyorum intanbul adın ne bilmiyorum herzaman insan kendisini tanımalı ve ona göre yaşamalı sonra birşeyler karşılaştığında kendine şaşırmamalı değil mi

27-10-2005 22:18
engin
Mesajlar: 269

ben benım sen kımsın

25-02-2006 21:00
engin
Mesajlar: 269

kım oldugunmu bulmayamı calısıyosun

25-02-2006 21:00
Yabancı..

valla ben benimde içimde başka biri varsa bilemem yaaaaaaa

17-05-2006 14:15
Yabancı..

birdün kim olduğumu çözebilirsem söz ilk sana söyleyecem

17-05-2006 20:24

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim