Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Geri

BURADA NEDEN YAZIYORUM ? Bu yazıyı arkadaşıma yolla
Selamun aleykum muhterem kardeşler.
Son 3–4 hafta içinde mailime benzer sorular gelince tek tek onları cevaplamaktansa, herkesin bilgisi olsun diye bir konuya açıklık getirmek istedim.
Sorulan şuydu: NEDEN YAZIYORUM? BEN REHBERMİY MİŞİM? GAYEM NEDİR? BEN KİM MİŞİM? Benzeri sorular.
Şu biline ki, kişilerin veya isimlerin hiç önemi yoktur. Her biri yaratılmıştır ve fânidir, gelip geçerler. Bâki olan ise sadece Allah'tır!.. Her türlü ikram ve lutuf da O'nun bağışıdır, gayrına mâl edilemez. Eğer herhangi bir konuda bir kimseden fayda görürseniz, bu ancak Allah'ın kullarına rahmeti, takdiri, lutfu ve ikramıdır. Sakın ola asıl kaynağı şahıslara indirgemeyelim! Size verilene vesile olan kişiler de sizin gibi Allah'ın kuludur ve vesile olmaktan başka bir yapabilirlikleri de yoktur. Haklarını verin, ama aşırı gitmeyin! Çünkü her mahluk isteyerek veya istemeyerek Allah'ın iradesine boyun eğmiştir. Asıl fail O'dur! Övülüp yüceltilmeye sadece O layıktır. Şükredilmesi gereken yegane varlık O'dur. O Sübhan'dır, Ekber'dir!
Elbette, kişilerin veya isimlerin önemi yoktur derken, bunu farklı manada anlamamak gerekir. Hz Peygamber sav efendimiz başta olmak üzere, bir Hz Mevlana ks, Yunus emre ks, Fatih Sultan Mehmet ks, Musa Efendi, Osman Nuri Efendi ks v.s. Bunları nasıl önemi olmaz! Haşa ve celle, bunlar bizlerin hidayet rehberleridir. Anlatmak istediğim, genel anlamda Hakkın sevgili kulları haricinde olan biz acizler, onlara uymadıktan sonra, yolundan gitmedikten sonra, sevgisi kalpte duymadıktan sonra, ha yaşamışım ha yaşamamışım. Öyle ya da böyle her halükârda madem ölüm varsa, neden güzelliklere göz kapatayım? Neden asıl mutluluk varken gölgelere kanıp ömür tüketmek için törpüleyeyim. Yoksa bu manevi güzellikleri ruhumda ve hayatımda yaşamadıktan sonra ismimin ve kişiliğimin ne önemi var. Anlatmak istediğim buydu.
Değerli ve muhterem kardeşlerim, yaşamınız süresinde tüm okuduklarınız ve öğrendikleriniz, bilincinizde farklı düşünsel kapılar açılmasına ve kendi anlayışınızı oluşturmanıza birer vesiledir ancak... Bu sebeple mutlaka manevî konular üzerinde uzun uzun düşünüp, kendi sentezinizi oluşturmalısınız. Sorularınızı cevaplayacak kimse aramak yerine, kendi özünüze yöneliniz. Çünkü tüm sorularınızın cevabı sizdedir. O halde özünüzde saklı cevap anahtarını bulmaya çalışın. Elbette Hakkın salih kulları önderdir, rehberdir. Ama kişinin evvela nefs denilen özünü tanımalı ki, nasıl hareket edeceğini bilmelidir. Yoksa onu tanımadan, vasfını bilmende adım atıldığında maazallah kötü sonuçlar almamak mümkün değildir.
Bakara Sûresi 286. ayette; "Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı yine kendisinedir." buyrulur. Hz. Ali de der ki: "Vallâhi hiç kimseye bir iyilik de yapmadım, hiç kimseye bir kötülük de yapmadım!".. Bu sözün, "Kim ne ederse kendine eder!" gibi en basit mânâsından tutun da çok daha kapsamlı ve boyutlu mânâları üzerinde de düşünülebilir. Ben de öyle yaptım ve fark ettiğim gerçekler sebebiyle tüm paylaşımlarım beklentisiz ve karşılıksızdır. Rabbim tarafından yaradılışta bahşedilen özellikleri ve güzellikleri, doğru yer, doğru zaman ve doğru amaçla kullanarak, kulluğumu hakkıyla yerine getirmekten ve şükretmekten başka bir amacım yoktur. Bu amaçla güneşin doğduğu yerden, battığı yerden ne bulduysak yüklenip taşıdık.
Yazdıklarım, 2004'den bu yana çeşitli zamanlarda not aldığım düşüncelerimden oluşan iddiasız bir paylaşımdır sadece... Etkilendiğim eserler, yazarlar ve düşünürler vardır muhakak... Yazılarımın kimi alıntı, kimi aciz kanaatlerimiz, kimisi her ikisinin karmasıdır. Allah cümlesinden razı olsun. Bazen eleştiri oldu, iyi de oldu. Yazılarımın bazıları alıntıymış. İyi de bunu sık sık demiştik. Bunu her defasında belirtmişimdir. İlim bir hazinedir. Bir yerlerde güzel ve etkili bir yazı vardır ben okumuşumdur, siz bilemezsiniz, ortaya çıkarma gayretinde olurum ve size atarım. Ya da tam tersi, siz okursunuz ben bilemem de sizde ortaya çıkarırsınız, bize ve herkese atarsınız bizde de irfan oluşur inşallah. Bu yazılardan tek beklentim Allah rızasını kazanmaktır. Böyle bir rahmet ihsan olur ise, bana ilmi ile ışık tutmuş herkesi istifade ettirsin rabbim!.. Şunu da belirtmek isterim ki; hiç kimseye yol gösteriyor değilim, böyle bir görevim, yetkim veya amacım yok. Yaşamım boyunca bilgi dağarcığımda ne biriktiyse ve bunlarla ne ürettimse yazılara dökme gayretinde oldum. Soyut olan düşünce dünyamı harfler, kelimeler ve cümlelerle somutlaştırdım da diyebiliriz. Kişisel düşünceme göre, hiç düşünmeyip düşünenleri taklit etmektense, düşünüp hata etmek evlâdır diyerek, bir bakıma “özgür” düşünmeyi denedim. Çünkü insan düşünür! O nedenle düşüncelerimin ve amacımın onaylanması veya onaylanmaması gibi bir tasam da olamaz. Üstelik ayette de bildirildiği üzere; "Her bilgi sahibinin üstünde bir başka bilen vardır." (Yusuf Sûresi/76) Her şeyi hakkıyla bilen de sadece Allah'tır. Hal böyleyken, hiç kimseyi bağlayıcı özelliği olmayan kişisel düşüncelerimin doğruluğunu veya amacını tartışmaya da gerek görmüyorum. Ancak dediğim gibi eleştirilere her zaman açığım ama bunun dışında bir konu kabul etmem de söz konusu olamaz. Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki, kayıtsız şartsız iman edilmesi gereken sadece Kur'ân ve Hz. Rasulullah'ın sav, onların varisleri olan Âlim ve mürşid Kamillerin bildirdikleridir. Yine, Onları kayıtsız şartsız sevmektir Bunun dışında kim ne derse desin, kendi düşüncelerini söylüyordur, Allah kelâmı vahyi ile değil.. Bu sebeple kabul etmek veya inanmak zorunluluğu da yoktur. Şayet okuduklarımda bir ışık sezer ve kalbi bir ılıklık hissederde bununla eksikliğimi giderirsem o yazılar baş tacımdır. Kısaca, paylaştığım kişisel düşüncelere katılanın da, katılmayanın da varlığını Hak ve hoş görür, herkese sağlık ve selamet dileriz. Allah, iman ve yakin ile ilmimizi, anlayışımızı arttırsın ve özümsemek için göğsümüzü genişletsin dilerim. Bizler herkesi Hak için sever ve sayarız.
“Yaratılanı severim YARADANDAN ÖTÜRÜ” Yunus Emre…
Bununla birlikte, benimde bir rehberim vardır elbet. Yoksa rehbersiz yola koyulan, ne yaparsa yapsın manevi yolda kalma riski daima vardır. Bunu bilen bilir. Maneviyat ışığı olan muhterem üstadımın belki hamili evladı dahi olamam. Fakat O’nun ve onun gibi diğer Allah dostlarının en müşfik özeliği değil midir ki; “Ne olursan ol, gene GEL” Bizde duyduk ve uyduk bu çağrıya, gittik elhamdülillah. Umudumuz odur ki, Rabbimiz aciz gayretimizi rahmetiyle sonuçlandırır inşallah. Her şey ilahi lütuf ile cereyan ediyor. Bir toz tanesi dahi Rabbimizden izinsiz hareket edemeyeceğine göre, her adımımız sanmayalım ki O’nun ilim dairesi dışına çıksın!

Bu ara, yeni bir kitap aldık. Osman Nuri TOPBAŞ ks Hazretlerinin, “HÜDAYİ’nin ZİYAFET SOFRASINDAN” adlı eser. ERKAM Yayınları çıkarmış. Bir şey vardır ki, aklınızda ve bilginizde olan bir şeyi veya nesneyi ilminiz dâhilinde hüneriniz ne ise anlatabilirsiniz. Ancak mübarek kitabı öyle bir yazmış ki, akıllara hayran. Anlatma imkânım ve cüretim yoktur. Allah cc kendilerinden sonsuzlarca razı olsun, makamlarını âli eylesin. Diyebileceğim sadece alıp okumanızdır. Erkam Yayınlarının sahipleri benim akrabam olmaz, kazancına da ortak değilim ki kitabın reklâmını yapmış olayım. Bazı kardeşlerimiz “Biz bulamıyoruz” deyip bize diyorlar ki “Siz gönderin biz ücreti neyse verelim” diyorlar. Bu çok güzel bir şey! Bazen “inşallah olur” deyip de söz verdik ama yerine getiremedik bazen. Bu yüzden öncelikle haklarını helal etmelerini istirham edeceğim o kişilerden. Hep bir sebep ya da nedenden ötürü göndermek kısmet olmadı. Bundan dolayı içimde ukde kalmıştır bunun üzüntüsü. Tek dileğim sizinde bu manevi sofralardan nasipdar olmanızdır. Şayet bir fırsat bulurda kitabı temin edip okursanız eminin, sizde anlatacak bir şey bulamayacak hak vereceksiniz. Haklıyız veya değiliz. Tek Hak var ise, o da Muhabeti Aşkullahtır, Muhabbeti Resulullahtır. Muhabbeti Kur’an ve imandır. Rabbim nefsimizden sıyrılıp bu deryalara sonsuzlara dalmayı cümlemize ihsan eylesin. Lütfen okumak için kendimize vakit ayıralım. Bunun bir bahanesi olmamalı. Günde bir saatiniz yok mu, olsun, 10 dakika olsun yeter ki olsun.

Bu vesile siz değerli kardeşlerimden her zaman olduğu gibi sizden bir istirhamım olacak.

DUA. Hak ile iletişim vasıtamızdır dua.

Ümmet için dua, mağfireti için, bereketi için, muhabbetler için, birbirini Hak için seven gönüllerin oluşması için, kavgaların son bulması için, hidayetlerimiz için, kulluğumuzu kemalen yaşamak için, ihlâs için, edeb için, kısaca her iyi şey için gönülden dua lütfen.

Efendim, cümleden Allah emanet olunuz. Duaların ötesi bir hayat için, yüce Mevlam dualarımızı kabul eylesin. Gönül dolusu engin muhabbetler ile…

Selamun aleykum ve rahmetullahi veberakatühü.

NOT : Övgüler hariç, her zaman eleştiri ve tenkitlerinize açığız. Dualarınız kâfidir efendim.

NOT : Dileyen her kardeşim aşağıdaki mailime yazı yazabilir.

siyamikazan@gmail.com
İSTANBUL

Şikayet et

Tarih: 09.11.2006 16:24 - Okuma Sayısı: 489 - Yazının Puanı: 10 - Yazar: Bu yazıyı arkadaşıma yolla

Gösterilen Yorumlar 0 - 0 / 0

Yorum ekle

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim