| Geri
|
|
|
|
| Sarıkamış Faciası... |
|
Sarıkamış Faciası...
Kötü yönetimden dolayı tarihinde kara sayfaları olan bir ulusuz. Tarihin o
kara sayfaları ya boş bırakılmıştır yada karanlık. Kime sorsanız olanlar
hakkında yeterli bilgisi yoktur. 1914 kışında yaşanan Sarıkamış Faciası
bunlara ağır bir örnektir.
Seksen beş bin " Mehmetçik " tek kurşun atmadan donarak şehit olmuştur. Kalanların çoğu kısmi donma sebebiyle sakat kalmıştır. Sarıkamış
Şehitleri’nin anıldığı şu günlerde, azıcık aydınlık düşsün üstüne!
Şehitlerimizin anısının doğru bilinme-si ruhlarına ferahlık verecektir.
Birinci Dünya Savaşı arifesidır. Enver Bey, Başkumandan Vekili ve Harbiye
Nazırı’dır. O artık padişah damadı ve paşadır. Osmanlı Ordusu’nun ve
Osmanlı’nın kaderi eline geçmiştir..Çok kısa bir sürede binbaşılıktan
paşalığa atlayıvermiştir. Rütbelerini, birliklerin başında ve cephelerde
kazanmadığından, gerekli bilgi ve deneyimden yoksundur. İttihat ve Terakki Partisi’nin, ast-üst ilişkisini bozduğu bir tür fetret devrinin bir doğal ürünüdür..
Siyasete bulaşmış alt rütbeli subaylar, ordunun hiyerarşik düzenini
boşmuştur. Partili astın, yüksek rütbeli üstüne hükmettiği garip bir
dönemdir yaşanan. Balkan Savışı’nda Edirne dahil Trakya topraklarını üç
buçuk Bulgar’a, Sırp’a kaptırıp aleme rezil olduğumuz (kara sayfalı)
günlerdir.
Enver Bey, İttihat ve Terakki’nin iddialı, gözü pek, atak, hırslı bir
üyesidir. Fırsatçı tutumuyla kısa sürede yükselir. Balkanlar’da dağa çıkıp
kahraman olur. Edirne’ ye ilk giren subay olmak için, görevi dışında
Edirne’ye de ilk giren olur. Edirne Fatihi olur..Osmanlı Hanedanı’ndan kız
alıp Saraya damat da olur. Ne yapıp edip paşa olur, başkumandan vekili olur, Harbiye Nazırı olur; tek adam olur..
Almanlar, Osmanlı Ordusu’nu çoktan beri resmen ele geçirmiştir. Eğitmek
bahanesiyle Alman generaller orduya Fiilen hükmetmektedir. Almanya,
Fransa, İngiltere ve Rusya’ya karşı savaşmaktadır. Kafkas petrolleriyle
Bağdat petrolüne acil ihtiyacı vardır. Rus Ordusu’nun bir kesiminin
Türkiye’ye karşı konuşlanması onun Doğu cephesini rahatlatacaktır. Osmanlı Mısır’a (Kanal’a) göstermelik saldırısı bile İngilizi oraya asker
yığdıracaktır. Bunun için Osmanlı’nın iki cephede savaşa girmesi Alman’a
nefes aldıracaktır..
Osmanlı’nin aklı başındaki yönetici kesimi bu siyaseti ve sonundaki felaketi
açıkca görmektedir. Savaşa yanaşmazlar. Oldu bittiye karşı çıkarlar. Alman hayranı Enver Paşa, gururunu okşayan Almanlara ve kendisine vaad edilen Turan İmparatorluğu yemine balıklama atlamaya hazırdır. İş oldu bittiye kalmıştır..
Almanya iki zırhlısını, Akdeniz’den Marmara’ya sokar. Zırhlılar güya
Osmanlı’ya sığınmıştır(!). Sonra da Osmanlı onları satın (!) almıştır. Amaç,
Alman savaş gemilerini Karadeniz’e sokmaktır. Nitekim Amiral Şoşon, Yavuz ve Midilli adını alacak bu zırhlılarla, Karadenize çıkıp Rus Limanlarını
bombalar.
Savaş başlamış ve Osmanlı oldu bittiyle kendisini cehennemin ortasında
buluvermiştir. Rus Orduları Kafkaslardan Osmanlı topraklarına iniverir.
Doğudan Erzurum-Çoruh hattına yüklenir. Bölge, ağır kış altındadır. Asker
kaydırılması olanaksızdır. Kışlık giysi bile askere dağıtılmış değildir.
Daha doğrusu kışlık donanım yoktur. Birlikler dağınık ve teçhizatları
yetersizdir. Yiyecek depoları uzaktadır. Cephane yetersizdir. Taşıma olanağı zor ve araç yok gibidir..Doğuda demiryolu, karayolu henüz yoktur. Demiryolu Ulukışla’da bitmektedir. Sonrası, yaya veya at sırtında gidilecektir.
Bulgaristan savaşa girmemiştir. Almanya ile Osmanlı arasında ulaşım düşman topraklarındadır...
Osmanlı Ordusu, olumsuzluklara karşın olması gereken yerde
mevzilenir.Ruslar’ ın ilerlemesini durdurur. Mevsim şartlarında Ruslar’ında
ileri harekat yapma hevesi yoktur. İki bin beş yüz-üç bin metre rakımda,
karşılıklı mevzidedirler. Hatta bir ara Osmanlı Ordusu, karşı saldırıya
geçip biraz ilerleme bile kaydeder.
Alman Genel Kurmayı, Alman subayları kışkırtarak Osmanlı Ordusu’nun Kafkas yönünde Ruslara saldırıya geçmesini ister. Zira Almanlar Rus Cephesinde zorlanmaktadır. Bu saldırı Rusları Alman cephesinden kuvvet kaydırmaya zorlayacaktır. Kanal Seferi olursa, İngilizler de Avrupadan kuvvet çekmek zorunda kalacak; Almanın işi kolaylaşacaktır..
Enver Paşa’ ya Kafkas Fatihi olma fırsatı doğmuştur. Mevzilenmiş Orduyu
Ruslara karşı taarruza zorlar. Uygun yanıt alamayınca, kendisi gibi hızlı,
atak, hırslı ve padişah damadı Hafız Hakkı Beyi gönderir. Yerinde görme
bahanesiyle kendisini Bölgeye tayin ettiren Hafız Hakkı, hızlı terfi ile
yakında yarbay olmuştur. Tekrar rütbesinin paşalığa yükseltilmesini ve
Bölgedeki orduların komutanlığını ister. Amacı Kafkas Fatihi olmak ve
Enver’in önüne geçmektir..
Enver Paşa onu tümen komutanı yapar. Kendisi’de Erzurum’a gelerek orduların başına geçer. Kışın en ağır koşullarında yazlık giyimli askerleri
saldırıya geçirirler. Ağır kış koşullarında seksen beş bin mehmetçik,
düşmana, neredeyse bir tek kurşun atmadan, dağların yamacında donarak
telef olur. Kalanların çoğunluğu kısmen donarak sakat kalmışlardır. Tam bir
facia yaşanmıştır. Bugünlerde anılan şehitlerimiz onlardır. Enver Paşa
olayın haber yapılmasını yasaklamıştır. Doğru dürüst bir resim bile yoktur.
Resimler Rus ordusunun arşivinden alınmadır..
Şimdi, kar yağdı diye, modern taşıma olanaklarına, gerekli giyime karşın
okulları tatil ediyoruz. Karayolları ve demiryolu ağıyla donanıma
karşın ulaşımı zorlukla sürdürüyoruz. Çağdaş ve modern Türkiye imkanlarına rağmen kardan felç oluyor.
Eksi yirmi ile elli derecede, yeterli potini, kaputu, yiyeceği bulunmayan
askeri Uludağın zirvesi (2.583 m.) rakımındaki dağlardan hücuma kaldıran
kafa nasıl bir kafadır?. ikimetreyi aşan karda askeri toplu ölüme yolluyan
komutanlar nasıl insanlardır?. Alman askeri ölmesin, işi kolaylaşsın diye
türke kıyan nasıl bir yönetimdir?.
Türkiye’nin sorunu hep kötü yönetim olmuştur. Kifayetsiz muhterislerin
elinde ülke perişan olmuştur. Bin dokuz yüz on dört yılının kışında,
Allahüekber Dağlarında, hiç uğruna şehit edilen seksen beş bin mehmedimizin anısı dağru bilinsin. Kötü yönetimin halkımıza reva gördüğü kara yazgı tanınsın!. Haber yapılması bile yasaklanmış belgeleri gizlenmiş bu olay bilinsin!
Şehitlerimizin ruhu belki böyle şad olur!. |
|
|
|
| Şikayet et
|
|
|
Tarih: 04.03.2006 19:59 -
Okuma Sayısı: 13591 -
Yazının Puanı: 7 -
Yazar: İTİN SAHİBİ VARSA KURTUN TANRISI VARisteyen silsin
|
|
|
|
|
|
| Günün VIP Üyeleri |  oskur[FAE], Istanbul | | |  Sebastian, Istanbul | | |  oca, Kocaeli | | |
|