11 Ekim 1982`de doğduğumdan bu yana yıllar sullar seller gibi geçti.
Şimdi ise; Tokat`ta Gazi Osman Paşa Universitesi Yüksek Okul Muhasebe bölümünde öğrenim hayatıma devam ediyorum.
Şimdiye kadar gerçekleştiremediğim hayallerimin zor da olsa, bu memlekette gerçekleşeceğini umuyorum. Kendimi bildim bileli olmak istediğim öğretmenlik mesleğini icra etme mutluluğuna hala erişemedim.
Her zaman bir çıkmaza giren bu isteğimi, gerçekleştirmek için hala çabalamaktayım ve asla bundan vazgeçmeyeceğim.
Bunu istememde ise; kağıda aktaramadığım o kadar çok nedeni var ki..
Fakat bu nedenleri anlatırken kelimeler kifayetsiz, duygularım ise yetersiz kalıyor. Ama en önemlisi, ailemi mutlu görmek, onlara ``bakın çabalarınız boşa gitmedi, sizin istediğiniz gibi bir mesleğim var`` demeği istememdendir.
Belki bana kalsaydı; bu koskoca dünyada sadece ben varmışım gibi özgür yaşayabilseydim, anne, baba, kardeş, arkadaş kavramları zihnimin büyük bir bölümünde yer edinmeseydi, ister miydim bu güzel mesleği bilemiyorum.
Eğer öyle olsaydı, alır başımı giderdim, küçük bir sahil köyünde, küçük bir külübede, bana yetecek kadar ekip biçebileceğim bir bahçede, hayatıma denizin, doğanın verdiği o doyulmaz hazla devam ederdim.
Belki o zaman büyük yaralar açmazdı zaman, bu zavallı yüreğimde;
Zihnim böylesine dolu, gözlerim buğulu olmazdı. Diyorum ya! Yalnız olabilseydim... Kalbim kötülük, gözlerim çirkinlik görmezdi. Kim üzerdi ki o zaman beni kuşlar, ağaçlar, böcekler mi?
Bilemem tabii; bunların anlamını, yaşayamadım şimdiye kadar, belki yaşayamayacağım sonsuza kadar... Yaşamak zorunda bırakıldığım bu romana hapis, belki isteklerimin ve hayallerimin gerçekleşmemesiyle içim hep buruk olacak. Ama yaşayacağım, gün gelecek gülecek, gün gelecek ağlayacağım. Belki de; herşeyi unutup, sonra yine hatırlayacağım. Her gün yatağımdan kalktığımda hayat kimbilir bana ne sürpriz hediyeler sunacak. Beğensem de, beğenmesem de hep saklayacağım onları...
Ve zaman hiç acımadan, haber vermeden geçip gidecek. Bir bakmışım ki; geride bıraktığım bir kaç anıyla, gözlerimi bir daha hiç açmamacasına yumacağım bu sahte hayale...
Kim bilir belki çoçuklarım, torunlarım birkaç dakika ismimi anıp, hafif bir tebessüm edecek. Belki de; öyle unutulup gideceğim, sanki hiç var olmamış gibi silineceğim dünya defterinden......
|